Puan vermedi·318 syf.··
2026 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 21:40
Öncelikle mizah yazmak başlı başına bir sanat. Bana göre romanda biraz da bilinç akışı çılgınlığı var. Metinde bir olay örgüsü bulunsa da çoğu zaman geride kalıyor. Ön planda olan hep dil, mizah ve aforizmalar. Bu tür, okurun sevip sevmemesine göre tercih ediliyor. “Usta bir kalem nasıl olur?” sorusunun cevabı, mizah türünde pek netleşmiyor. Fazlalıklar çoğu zaman görünmez oluyor; akış hep hızlı. Kurgu iyi bir yerden yakalanmış; ancak Ruhi Mücerret anlatımı bitip Civan’a geçince tekrarlar belirginleşiyor. Bu da bana göre okuru biraz hafife almak gibi. Hani “unuttuysanız hatırlatayım” der gibi. Bu türün bir handikapı da nerede duracağını bilememek. Kurgu yan karakterlerle fazlasıyla yayıldığı için, toparlayıp finale ulaşmak adına yazdıkça yazılıyor hissi oluşuyor. Oysa iyi bir mizah, bana göre olayların sakin olduğu anlara daha ustalıkla yedirilmiş olmalı. Muhakkak bu romanı türünün içinde çok başarılı bulanlar vardır. Ama benim için “türü içinde ne kadar başarılı?” sorusunun cevabı net değil. Benim için Ruhi Mücerret, dil ve zekâ gösterisi olarak etkileyici; ama hikâyenin kendisiyle güçlü bir bağ kuramadığım bir roman Son olarak İslami malzeme mizahın kolay çalıştığı bir alan olduğu için çok kullanılıyor; ama iyi edebiyat, o kolaylığı aşan, insana dokunan yerden mizah üretmeli. Murat Menteş’in metninde din çoğu zaman doğrudan hedef alınmıyor; daha çok anlatının malzemesi olarak kullanılıyor. Ancak bazı sahnelerde bu kullanım, karakter derinliği yerine kolay espri üretmeye kaydığı için alaycı bir tona yaklaşabiliyor ve bu ton bana yer yer küçümseyici geliyor.
Ruhi MücerretMurat Menteş · April Yayıncılık · 201818,3bin okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.