·184 syf.····Okunma: 10 Şubat 2026 13:45 İnsancıkları bitirdim, hiç iyi değilim ya… içimde bir yerler hâlâ sızlıyor, gözlerim doluyor düşünüp duruyorum.Makar’ın o saf, deli gibi sevgisi… mektuplar, hediyeler, aç kalıp Varvara’yı düşünmesi… Sonra Varvara gidiyor Bykov’la, çünkü başka çare yok: para, ev, karnı tok olsun istiyor. Fakirlikte aşk eziliyor, Dostoyevski bunu suratımıza vuruyor.Ama en çok kıran o son mektup: “Mutlu olmaya çalışacağım… Beni unutma. Gel sık sık gör beni.” Lan niye umut veriyorsun ki? Adam zaten unutamaz, o mektuplar tek varlığı. “Unutma beni” demek, yarayı açık tutmak, “belki dönerim” diye kandırmak. Umut vererek terk etmek, bırakmaktan bin kat acımasız.Okurken boğazım düğümlendi, ağladım. “Keşke biri böyle sevse” dedim, sonra “keşke böyle kırılmasam” dedim. O “beni unutma” lafı içime oturdu, hâlâ çıkarılamıyor. Kitap umudu kırıyor, kalbi kırıyor… en çok da o son zehirli teselli.