Serinin diğer iki kitabı gibi zevkle okuduğum kitap yine konusu ile dikkat çekmeye devam etti. Babasının bi kaçamağı sonucu dünyaya gelen Ömer bu gerçek ile yüzleştiğinde nefretle büyümüş hırslarla başarılı bir doktor olmuş kadınların gözbebeği, mazlumların kahramanı ilan edildiği hastanede zamanını geçerirken bir akşam nöbet çıkısı arabasını park ettiği yerden çıkarırken arabanın üzerine düşen şeyin telaşıyla dışarı çıkar. Çatıdan tepesine bi kadın düştüğünü görünce topluca şaşırsakta hemen doktor kimliği ile bu kıza müdehale eder ve ilgisini eksik etmez. O kızın orada ne işi vardı, intihar mı yoksa itildi mi sorular sorular Ömer'in beynini yerken gözlerini hastanede açan Gazel ölmediğini anlayınca sıcak yatak, temiz çarşaf mis gibi çorba adına kalacak yerde olnayınca az biraz Pinokyoluk yapar ve konuşamadığını gösterir. Sadece Ömer'in yanı hariç. Ömer bu kızın sırlarını çözmeyi çok ister ama bi yandan da kalbine söz geçirmeye çalışır. Yalancının mumu yatsıya Ömer'in kalbi sabaha çıkar mı onu kitabı okuyunca anlıyoruz.
Yazarın kalemini çok sevdiğimi diğer iki kitapta da (Kimliksiz ve Gitme) söyledim. Tavsiye edilir Ben... Okudum... Sevdim