Bugün itibariyle okuyup bitirdiğim son Zülfü Livaneli eseri.
Eserde 68 kuşağında aydın, araştıran ve okuyan sosyal demokratların cunta rejiminden dolayı yaşamış olduğu zorlukları ve bu zorluklar içerisinde de hapishanede işkenceyi bekleme psikolojisinin, işkenceden daha zor olduğunu gözler önüne seriyor üstadımız.
Konu seçimi, o dönemi araştıran bir okur olarak çok hoşuma gitse de aynı yorumu akıcılık anlamında yapamayacağım.
Kitabın ana karakteri Selim ve eşi Leyla arasındaki aşk hikayesi kitabın başında çok güzel anlatılmışsa da ilerleyen bölümlerde Selim'in hapishane ve İsveç günlerinin çok yüzeysel kaldığı düşüncesindeyim. Bu bölümler biraz daha ayrıntılı işlenerek daha etkileyici bir halde olabilirdi.
Ayrıca kitapta Selim'in rüyasında konuştuğu diktatörün de Kenan Evren olduğunu, 17 yaşında yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren ile ilgili sohbetlerinden anlıyoruz. Buradaki tezatlık ise eserin aslında 1971 askeri muhtırası sonrası yaşananları anlatması ama Erdal Eren'in 1980 darbesi sonrasında Kenan Evren'in başında olduğu cunta yönetiminde idam edilmesidir. (13 Aralık 1980)
Başka bir durum ise; kitapta yer yer Zülfü Livaneli'nin biyografisini de bulabilirsiniz aslında. Kendisi de 1972 yılında askeri cezaevinde yattı ve ardından İsveç'te sürgünde yaşadı. Bu duruma yazar kitabın sonunda da değinmiş.
Genel olarak akıcı ve okunabilir bir eser fakat açıklamış olduğum sebeplerden dolayı önceki eserlerine göre biraz geride kaldığını söyleyebilirim.
Yine de yakın geçmişe ilgi duyan ve Zülfü Livaneli hayranı olan okurların mutlaka okumasını ve eserin kütüphanelerinde bulunması gerektiğini düşünüyorum ve iyi okumalar diliyorum.
Bekle BeniZülfü Livaneli
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma
·
20 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.