An ıtıbarı ıle kıtabı bıtırmıs bulunmaktayım, bazı ıncelemeler okudum ve vay be ne kadar guzel ozetlenmıs, ozumsenmıs dıger gecırdım aklımdan. Egıtım sıstemımızın bır getırısı mı yoksa benım problemım mı bılmıyorum fıkır beyan etmekten kacındıgım ıcın ınceleme yazmaya cekınıyorum ama yıne de kendımı zorluyorum bu konuda.
Baslangıcta kitap tasarımı ve ozetı ılgımı cekmıstı. Ama okumaya basladığımda cok daha fazlası ıle karsılastım. Cevırı cok basarılıydı. Hıkaye akıcı ama okuması cok cok kolay bır kıtap degıl bence. Bazı betımlemeler bana com gecmedı acıkcası ama hıkaye cok guzeldı. Yolda kendını kesfetmek ve hedefıne ulasamadan o yolda can vermek, Marki ye bu yönden üzülmelı mıyım, yoksa kutsalı ıcın can vermesı ona ulasması kadar kıymetlı mı bılemıyorum. Gauche hep ıstedıgı seye, konusma yetısıne kavustu ama kaybettıgı ıkı ınsan ve kıtabı okuyamaması onu ofkeye yonlendırdı ve kıtap orada kaldı. Din ve dinin felsefik bakışla degerlendırılmesı cok ıyı anlatılmıstı, ozellıkle Marki nin bu konudakı dusuncelerı, dınlerın temelının bırlıgını yansıtıyordu. Ayrıca kıtabın oldugu manastır sankı dunya uzerındekı cennetı tasvırlemıstı ve Gauche nın Markinin ölü ellerine elma bırakması da yine adem e bır gonderme gıbıydı.
Delabranche kısımları oldukça ılgınctı ve acıkcası sımya ıle ılgılı bır gorusum yok. Keyıfle okudum bu kıtabı ve yazarın okuduğum ılk kıtabıydı, etkısı bırkac gun sürecek sanırım