Bu kitabı okuyan var mı?
Son elli sayfasına kadar okumakta zorlandığım ama anlatılan karakterin böylesine derin ve gerçekçi anlatılması okumakta zorlansam da devam etme motivasyonum oldu. Son elli sayfasını tek nefeste bitirdim zaten.
Kitabın bir akıl hastasının dilinden DEĞİL, direkt zihninden anlatılmış olması inanılmazdı. Çoğu zaman bir akıl hastasının zihnindeki ikilemi kavramakta çok güçlük çektim, "akıl hastası" demek bir hakaret sayılıyorsa özür diliyorum şimdiden, kitapta genelde bu şekilde tanımlanıyorlardı. Zaten akıl hastası demenin zeka seviyesi hakkında olumsuz bir yorum getirdiğini asla düşünmüyorum, aksine karakter zihninde koskoca bir dünya, içinde karakterler, üstüne bir de yeni bir dil yaratmıştı. Kimse bunun ne kadar etkileyici olduğunu inkar edemez.
Travmalar sebebiyle gerçek dünyaya tutunamayan insanlar olarak ifademi değiştiriyorum o yüzden. "Kimsenin acısı tekelinde değil. " diye bir cümle geçiyor hatta kitapta. İşte bu insanların yaşadığı durum tam da bundan kaynaklanıyor, travmalar onların kontrolünde gerçekleşen şeyler değildi.
Üzerine konuşmak istediğim birçok ayrıntı oldu! Bitiren ve cidden benim gibi düşünen birileri varsa benimle iletişime geçsin lütfen