Her karanlıkta bir aydınlık, her aydınlığın içinde biraz karanlık vardır. Tıpkı her suçlunun içinde biraz masumiyet var olması gibi.
Öncelikle başlamadan söyleyeceğim, 18 yaşından küçüklerin okumaması önerilir, rahatsız edici unsurlar çok fazladır.
Öncelikle karakterler ve incelemeleri ile başlamak isterim;
Ölüm karakteri;
Haklı bulduğum bir karakter, davasında savaştığı yerde haklı, ancak uyguladığı yöntemler yanlış olduğu için adaleti farklı şekillerde aradığı için haklı da olsa maalesefki haksız çıkacaktır. Ama merak ediyorum bir sonraki hamlesini bir yerde yenilmesini istemiyorum bir yerden de yenilmesi gerek diyorum çok ikilimde kaldım onun için.
Kutay karakteri;
Bu ilk kitapta o kadar güvenilir geldiki yani tam bir güvenli yer, güvenli kişi, lider anlaşmazlıkları engeller herkesi dengede tutar. Tam bir terazi dedim. Ama sonra terazinin dengesiz bir burç olduğu aklıma geldi ve zaten son kitapta hah dedim yazar o yönü ne zaman çıkarıcak dedim çıkardı keşke yapmasaydı.
Egemen karakteri:
İyi biri gibi duruyor yardımsever gelecek kitaplarda mükemmel biri olduğu da ortaya çıktı. Ama tuhaf bir dürtü bu adam tamamiyle dürüst değil diyor. Sakladığı bazı şeyler ağı bir şeyler var gibi.
Çağrı:
Bence en tuhaf karakterlerden biri, aynı zamanda hem dövüp hem sevmek istediğim bir türlü onun hakkında düşünceye varamadığım hikayesini öğrendikten sonra kesin bir sonuca vardığım karakterdi. Çağrı hakkında düşündüğüm şey renksiz bir hayat sürüp renkli biri olmasıydı. İnsanların maskeleri vardır bu maskeleri daha fazla kırılıp dökülmemek için takarlar. Çağrının maskesi şaklabanlıktı.
Sarp karakteri:
Kimseye bulaşmayan, oyunumu yemeğimi verin kimsenin etine sütüne karışmam der. Kitabın en oburu aynı zamanda oyun bağımlısı. Maalesefki ölüm onun içinde bir şeyler hazırlamıştı.
Mete:
Papağan gibi tüm seri boyunca aynı şeyleri tekrar etti her ne kadar sevsemde komik geliyor bir süre sonra… Sanki yazar onu yazmış ama bir döngü haline sokmuş gibi. Tam o şekilde olmadığını biliyorum çok cesur sürekli küfür eder Afrayı sahiplenir ama bir döngünün içinde kaybolmuştur. Hani demek istediğim, ilk kitapta ki ile son kitaptaki herkes bir dönüşüm sürecine girmiş ya ama Mete de ben tam olarak onu göremedim.
Gökhan:
Tam bir satranç ustası, zekilerin de zekisi matematiğin korkulu rüyası kitabın gizemini zaten ilk anda çözmüş olan o kişi Gökhan soyadını bilmiyorum. Ama hikayesini yargılamayan Afrayla arkadaş olmalarını sevdim. Onların ilişki gelişimleri bence çok güzledi ama yazar bir arabozucu olduğu için bunu da bozdu. Teşekkür ederiz.
Afra karakteri:
En anladığım en sahiplendiğim her ne yapmış olursa olsun olursa olsun arkasında duracağın biri Afra…6 adet erkeğin arasındasın sana ne yapacakları belli değil, sana ne yapacakları belli değil sana dokunsalar seni öldürseler bir yere atsalar kimsenin haberi olmayacak. Korkuyorsun kendini koruyacak bir şey yok. Hadi bunlar bir şey yapmadı ölümde neyse yani umarım onun sonunda yani kitabın sonunda böyle hakim ya da savcı olduğunu görürüz. Ya da yeni ölüm…
Bı kitabın olayları beni aşırı geriyordu… karakterlerin bazı yerlerdeki davranışları tam olarak güzel verilmişti… yazan güzel yazmıştı ellerine sağlık.
Eklemeliyim 3 kitabıda soluksuz okudum. Keşke film olsa…