Olmayan Psikolojiyi Yitirmek
Puan vermedi·128 syf.··
2026 5. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 17:30
Öncelikle hiç beklemediğim bir anda merak da ediyordum o sebeple kendimi bu kitabı okumaya başlarken buldum. Öncesinde kitabın bana uygun olmadığını söyleyenler de oldu ve nedenini okurken de anladım ama bir yandan da yanıldıklarını söylemek istiyorum. Sebebini de incelemenin sonunda anlayacaklardır. Gelelim incelemeye: Kitabın başları bana ilgi çekici geldiği için akıcı geldi. Yazarın 'soytarılık' ile ilgili anlattıkları beni düşündürdü. Çevremizde gördüğümüz, mutlu görünen, dahası insanları mutlu edebilen insanların iç hayatını bir nebze görebilmemi sağladı. Karakter büyüdükçe olaylar ahlaken daha da battı, dolayısıyla sorunlar büyüdü ve zaten birkaç intihar girişimini de kitap boyu gördük. İntiharı neden düşündüğü ile ilgili kesin bilgiler bence yoktu. Kendisini hep ne yapmak istediğini bilmez halde gördüğümüz için dibe battığı anlarda bir şekilde intiharın eşiğine geliyordu. Bunu söylememin sebebi aslında son kısımdaki gerçek hayat ile kitabın bağlantılarından dolayı. Yazarın gerçek hayatta bu kitabı yazdığından sonra intihar ettiği ve asıl intihar sebebinin bilinmediği yazıyordu. 'İnsanlığımı Yitirirken' intihar mektubu niteliği taşıyor gibi ama gerçek hayatından farklı olarak kurgulanmış olaylar da vardı. Kurgu ile gerçeği birbirine bağlayan ise bence hissettikleri duygulardı. Kitap mutlu olamayan, yemek yemenin bile neden gerekli olduğunu anlayamayan, kadınların anlaşılmaz olduğunu savunan ama bir o kadar kendisi de anlaşılmaz olan bir karakteri anlatıyor. Bu karakter yolunu bulamıyor ve bağımlılıklardan kendisini kurtaramıyor. Çünkü tutunacağı güçlü duyguları yok. Benim en çok eksik gördüğüm duygu ise kesinlikle sevgiydi. Onu başka birilerinde ister istemez aradığını düşündüm çünkü hep birilerini terk etti ve hayatına başka birini alarak devam etti. Sevgi olmadığı için hiçbirine kendisini ait de hissedemedi ve kendisine ait olduklarını da düşünmedi. Bunlar hayatı 'hayat' yapan duygular. Tutunacak dalı yoktu bana göre. Hangi dala uzansa elinde kaldı. Ama burada en büyük suç yine onun gibi geldi bana. Çünkü inancı yoktu bir kere. Sevebileceğine olan inancı yoktu. Kadınların onu sevdiğini söylediklerinden bahsediyor ama buna da tam olarak inanmıyordu. Özetle farklı bir bakış açısı kazanmak anlamında bana bir şeyler kattı diyebilirim. Bu açıdan iyi oldu tabii. Ahlaken uygun olmayan bir sürü davranış vardı. Bu davranışlar elbette hoşuma gitmedi ama karakteri anlamaya çalıştığım için rahatsız oluşumun üzerinde durmamaya karar verdim. Bir de dediğim gibi sevgisiz bir insanın ne yaparsa yapsın mutlu olamadığını da kanıtlar niteliğinde farklı bir kitaptı. Bana söylendiği gibi karanlık da gelmedi. Bir de yazar kitabın sonunda; dışarıdan gördüğümüz insanları aslında ne kadar anlamadığımızı, onları doğru düzgün tanıyamadığımızı gözler önüne serdi. Bence bu kitabın anafikri de buydu.
1000Kitap
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
·
173 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.