·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Şubat 2026 20:22 Sylvain Johnson | Külkedisi
“Cendrine küllerde doğmuştu, orada yaşadı ve sonsuza kadar kendini orada kaybetti.”
🩶Külkedisi masalını hepimiz bilir ve severiz değil mi?
Ama bu kitapta o sevdiğimiz masal yok. Balo yok. Prens yok. Büyülü atmosfer yok. Neler mi var peki? Çürüme, ōlūm, intikam…
Hadi gelin masalın en başına dönelim.
Cendrine annesini kaybettikten sonra babasının getirdiği yeni anne ve iki üvey kız kardeşle yaşamaya başlıyor. Başlarda her şey çok normal ilerliyor. Sonra babası iş için evden gittiğinde asıl kabus başlıyor. Cendrine külkedisine dönüşüyor Buraya kadar her şey bildiğimiz gibi. Bilmediğimiz kısım ise buradan sonra başlıyor işte.
Evin altında bir krematoryum var. Üstelik bu yer aynı zamanda Cendrine’in odası oluyor. Yani onun hayatı o ōlūm kokan yerle iç içe. Cesetlerle ilgileniyor. Onları temizliyor, hazırlıyor, dokunuyor…
Artık hikaye masal olmaktan çıktı değil mi? Psikolojik bir karanlığa dönüştü. Çünkü Cendrine’in iç dünyası da yaşadığı yer gibi yavaş yavaş kararıyor.
Cendrine’in içindeki bastırılmış öfke, yalnızlık ve travma bir yerden sonra şekil değiştiriyor. Ve olaylar öyle bir noktaya geliyor ki artık ona “zavallı kız” diye bakamıyoruz. Yaptığı seçimleri sorguluyoruz. Haklı mı , haksız mı diye sorguluyoruz.
Cendrine , iki üvey kardeşini öldürerek bizi sert bir hikayenin içine sokuyor. Öyle basit de yapmıyor bunu. Okurken mideniz kalkabilir Sonrasında olanlar ise daha iyi değil. Ama her sayfayı da merakla çevirtiyor. Kitabın her sayfasında şoka uğradım
Bazı sahneler gerçekten sert. Öyle romantize edilmiş bir karanlık değil; rahatsız eden, yer yer mide bulandıran bir gerçeklikte. Bayağı psikolojik olarak hazır olmak gerekiyor. Uyarıların başta verilmesini ben de önemli buldum çünkü herkesin kaldırabileceği bir içerik değil. Neden yasaklanmış olduğunu okuyunca net bir şekilde anlıyorsunuz zaten.
Karanlık bazen dışarıdan gelmez, insanın içinde büyür. Okuması kolay değildi ama etkisi güçlüydü. Herkese öneremem ama cesur bir deneyim arayanlara kesinlikle önerebilirim.
YETİŞKİN OKURLAR İÇİNDİR (ve de midesi sağlam olanlar için)