Koşuya ilgi duyanların veya Murakami hakkında biraz daha bilgi sahibi olayım diyen otobiyografi okumayı severlerin bayılacağı bir eser.
Murakami, yaklaşık 30 yaşlarında koşuya başlıyor ve koşuya olan merakı onu her sene maratonlara sürüklerken bilahare triatlonlara hazırlanmaya da başlıyor. Yarışların kıstasını başkalarıyla değil de kendisinin bir önceki haliyle olduğunu birçok kez vurgulayan Murakami’nin oldukça hırslı ve düzenli bir adam olduğunu gözlemliyoruz.
Haftanın bir günü hariç her gün koştuğunu belirten yazar, günlük de 10 km’den aşağı kalmıyor.
Koşularının aynı zamanda yazarlığını da şekillendirdiğini ifade eden Murakami, kitabın bölümleri arasında bolca yazarlığa ve yazmak üzerine de yer açıyor. Murakami görüşleriyle yazar olmanın gerekliliklerine dair teknik bilgilere de denk gelebiliyoruz .
Koşuya ve koşuculara dair bilgiler, Murakami’nin kendi koşu macerası, yazarlığa etkisi , yazar olarak katıldığı seminerlerde kendini ifade ederken nasıl rahat hissettiği , eserlerini kaleme alış biçimi , katıldığı yarışlardaki skorları , eşinin desteği ile gözünüzde daha derin bir Murakami için kesinlikle okuyun.
Ezcümle, sade kalemiyle su gibi akıp giden bölüm bölüm ayrılmış otobiyografik denemeler.
-Beggar’s Banquet / Sympathy for the devil
-Otis Redding
-Carla Thomas
-The Beach Boys
-Creedence Clearwater Revival
-Beck
-Gorillaz
-Red Hot Chili Peppers
-Reptile / Eric Clapton