Koşmasaydım Yazamazdım

Haruki Murakami
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
Kasım 2018
İlk Yayın Tarihi:
Ekim 2007
Yayınevi:
Doğan Kitap
Orijinal Adı:
走ることについて語るときに僕の語ること [Hashiru koto ni tsuite kataru toki ni boku no kataru koto]
Orijinal Dil:
Japonca
Orijinal Ülke:
Japonya
ISBN:
9786050917703
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Acı çekmek bir tercih meselesidir
9/10
·176 syf.··
2023 165. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2023 01:13
Hayatta her birimiz bir şeyleri başarmak için mücadele içindeyiz. Ya buna katlanır devam edersin ya da pes edersin. Yazarın da söylediği gibi 𝐚𝐜𝛊 𝐜̧𝐞𝐤𝐦𝐞𝐤 𝐛𝐢𝐫 𝐭𝐞𝐫𝐜𝐢𝐡 𝐦𝐞𝐬𝐞𝐥𝐞𝐬𝐢𝐝𝐢𝐫. 1980'lerden bu yana egzersiz sloganı olarak kullanılan "ℕ𝕠 𝕡𝕒𝕚𝕟, 𝕟𝕠 𝕘𝕒𝕚𝕟." mottosunu sadece egzersizde değil aynı zamanda hayatta başarıyı yakalamak istiyorsanız her konuda bunu uygulayabilirsiniz. Kendinizi zorlamadan acıyı, mücadeleyi seçmeden bir şey elde edemezsiniz. Hedeflerinizi ciddiye alıp çok profesyonel yaklaşmanız gerekmektedir. İşte bu noktada yazarın tam olarak yaptığı budur. Tek farkı severek yapmasıdır. Sevmediğiniz, keyif almadığınız bir şeyi rutininize uzun süre dahil edemezsiniz. Yazar koşmaya başlamadan önce üniversiteden sonra caz bar tarzı bir yer işletmeye başlar. Sabahtan gece yarılarına kadar çalışıyor bir de üstüne o yorgunlukla yılmadan1-1.5 saat yazma eylemini sürdürmeye çalışıyordu. Ama eserlerinde tam odaklı bir yazma olmadığı kanısındaydı. Tam bu noktada yazarlığı profesyonel boyuta taşımak için barı tüm haklarıyla devretmeyi düşündü ve uyguladı. Çünkü onun karakterinde tek işe odaklanıp sınırlarını zorlamak vardır. Bu yüzden kırsal bir alana taşındı. Normalde bar işletirken geç saatlerde uyanıp yatma alışkanlığı kazandığı yaşam döngüsünü kökten değiştirip eşinin de bunu desteklemesiyle her gün 22.00'dan önce uyuma ve 05.00'ten önce uyanma rutinini hayatına ekler ve bunun sonucunda gece hayatı bitse de insan ilişkilerinde gerileme yaşasa da bundan memnundur çünkü insanın zamanını düzenleyip neye odaklanacağını seçmesi insanın bir şeyleri başarabilmesi için bir hayat koşuludur. Zaman bize verilmiş sınırlı ve geri dönüşü olmayan bir hediyedir. Kullanmazsan geçip gider ve tekrar eline alman mümkün değildir. Yazar bu rutini hayatına koymasıyla zamanı daha verimli
Kişisel gelişim - Edebiyat
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,668 okunma
Koşmasaydım Yazamazdım, Murakami
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2022 158. kitabı
KOŞUYORUM ÖYLEYSE VARIM! Koşma Eyleminin Altında Yatan Derin Bir Varoluş Felsefesinin Kitabı: Koşmasaydım Yazamazdım René Descartes ‘ın meşhur Cogito Ergo Sum’unun (Düşünüyorum, o halde varım) Haruki Murakami ‘nin kalemine sirayet etmiş halini okuyacaksınız. Rene Descartes, varoluşun anlamını ve temelini düşünme eylemine bağlarken; Murakami, varoluşsal anlamını koşu eylemiyle özdeşleştirmiştir. Kitabında da kullandığı kendi cümlesiyle; ‘’Orada koşmak eylemi neredeyse tamamen metafizik alana ulaşmıştı. Eylem vardı ve buna itaat eden benim varlığım vardı. KOŞUYORUM ÖYLEYSE VARIM!’’ “Koşu” metaforundan yola çıkarak bir hayat felsefesi/bir hayat okuması yaptığı ve hatta zaman zaman okuyucuyla samimi olarak dertleştiği kitabıdır. Haruki Murakami 'nin şimdiye kadarki en kişisel metni. Özellikle Murakamiyle ilk defa tanışmak isteyen, hakkında bir fikir elde edinmek isteyenler için ideal bir tanışma kitabı. Özellikle de onun hayranıysanız mutlaka bu kitabını okumalısınız. Ayrıca Murakami’nin şahsiyeti ve edebi kimliği hakkında bilgi edinmek istiyorsanız Mesleğim Yazarlık adlı kitabını okumanız onunla tanışmak adına size güzel bir yazarla tanışma kombini sağlayacaktır. Mesleğim Yazarlık kitabı hakkında yazdığım inceleme yazıma buradan ulaşabilirsiniz:#181423433 1949 DOĞUMLU BİR ULTRA MARATONCU VE TRİATLONCU: Haruki Murakami Ultra Maraton ve Triatlon bilenler, ne kadar meşakkatli bir spor dalı olduğunu bilir. Hele ki Triatlon hem yüzme hem bisiklet hem de koşu parkurlarını birbiri peşisıra yüksek kondüsyon ve tempoyla bitirip tamamlamanız gereken bir spor dalı. Öncesinde ise multi-disipliner ve ağır bir antreman süreci ister. Her bir sporcunun baş edemeyeceği bir şeydir bu. Sadece sportif bir beden yetmez çelik gibi sabrınızın ve inancınızın da olması gerekir. İyi de böylesi ağır bir sporu 1949 doğumlu bu yaşlı adam neden
Edebiyat
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,668 okunma
Nasıl Yazıyor, Nasıl Yaşıyor?
Puan vermedi·176 syf.··
2025 86. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 18:53
Kitap, Murakami’nin günlük-vari notları, anekdotları ve anılarıyla örülmüş kısa bölümlerden oluşur. New York Maratonu hazırlıkları, Hokkaido’daki ultra maraton hatıraları, triatlon denemeleri ve yıllarca süren düzenli koşu pratiğinin yazma hayatına etkisi—tüm bunlar kişisel, açıklayıcı ve zaman zaman şiirsel notlarla aktarılır. Metinler koşu anıları ile yazma disiplini arasında sürekli bir yankı kurar; bu yüzden kitap bir yandan spor denemesi, bir yandan yazarlık manifestosu gibidir. Temalar ve motifler 1. Koşu — yazma metaforu: Murakami için koşu hem bedensel bir egzersiz hem de yazma pratiğinin metaforudur; disiplin, süreklilik, acıya tahammül gibi koşuya özgü erdemlerin yazmaya aktarılabileceğini savunur. (“For me, running is both exercise and a metaphor.”) 2. Süreklilik ve disiplin: Kitabın en güçlü iddiası, yaratıcı üretim için kısa heveslerin değil günlük rutinlerin gerekli olduğudur. Yazar, yılların birikimi olarak yazmanın koşu ile paralel yürüdüğünü sıkça vurgular. 3. Beden–zihin ilişkisi, sağlık ve yaratım: Murakami, “sağlık” ile “yaratıcılık” arasındaki çelişkiyi tartışır; kendi tezi, “sağlıksız bir ruh bile sağlıklı bir vücuda gereksinim duyar” gibi ifadelerle özetlenebilir. 4. Yalnızlık, aidiyet ve kimlik: Koşu sırasında ortaya çıkan iç konuşmalar, yalnızlık hissi ve “benlik” üzerine sızan gözlemler, metne melankolik bir ton katar. Murakami’nin anlatıcısı hem mütevazı hem gözlemcidir; samimi itiraflar ve küçük epifaniler kitabı ilerletir. 5. Edebî bağlantılar ve başlık oyunu: Kitabın İngilizce başlığı Raymond Carver’in What We Talk About When We Talk About Love’una bir selam içerir; Murakami bu ironik başlıkla “ne hakkında konuştuğunu” ve okuyucu-söylem ilişkisini sorgular. Anlatı ve üslup Murakami ilk tekil ağzı kullanır; dili sade, akıcı,
1000Kitap
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,668 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2025 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2025 09:27
Koşmanın felsefesi, hayatla bağdaşması ve nedenlerinin anılarla süslenip sunulmuş hâli. 9 farklı anıdan oluşan ve koşmakla, koşmanın başka şeylere evrimiyle; benim de koşma geçmişim ve sempatimle pek tabii çok hoşuma gitti. Yarı maraton, maraton ve ultra maraton.. 21km, 42 km ve 100 km. Bu mesafelerdeki geçişler ve 100 km'den sonra başka hedefi kalmayan insanın evrimleşmesini okuduğum bu eserde kendimden bir şeyler bulmak Japon Edebiyatına bakış açımı değiştiriyor gibi.
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,668 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2023 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2023 19:07
Murakami; bu eserinde koşma eylemi aracılığı ile nasıl yazdığını, ne şekilde yaşadığını kendince düzenleyerek bizlere sunuyor. Samimi ve akıcı dili sayesinde rahat okunuyor. Hem yazarı tanımak hem de anlatımında kendimizi bulabileceğimiz ve bir hatırat olarak nitelendirebileceğimiz bu kitabı yazarın diğer kitaplarını okuduktan sonra okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar
İnsan ve Duygular
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,668 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2024 11. kitabı
Yazar, yalnızlığı bir kaçış veya eksiklik değil, kendini bulma ve yaratıcı üretim için bir alan olarak görüyor. Tek başına koşmak ya da saatlerce sessizce çalışmak, onun için bunaltıcı değil, ruhunu besleyen, zihnini arındıran bir süreç. Bu haliyle Murakami, modern dünyanın kaosundan sıyrılarak, yalnızlığın insanı kendisiyle buluşturan ve üretkenliğe açılan kapı olduğunu anlatıyor. Yalnızlık, yazarın dünyasında bir anlamda özgürlük ile özdeşleşiyor. Bana göre ise bu yalnızlığı manevi bir derinliğe taşımak gerekir. Kendini var zanneden ve aramayan insan zavallı bir insandır. Insan önce kendini bulacak ki kendinde kendinin olmayanı keşfedecektir. Yalnızlık aslında her insan için mukadder olan bir siyah tüneldir ki ilk anda kasvetli gelen bu hâl sizi Allahı bulma ışığına kadar götürecektir. Sabırla doğru metotla kılavuzluk yapabilecek kitaplarla bu tünel nefis dağının arkasındaki ferahfeza iklime sizi taşıyacaktır. Gayret ve ciddiyet bu yolun iki koyu serididir. Yalnızlıktan bunalmak ve sıkılmak biraz da insanın sığlığından, yüzeyselliğinden ve keyfiyetsizliğinden kaynaklanır. Kaliteli kitaplarla arkadaşlık kurabilen bir insan zaten yalnız değildir. Boş insanlarla bomboş yaşanan insanlı yalnızlıktansa, insansız ama içi dolu yalnızlık tercih edilmelidir. Bir de insan tercih edildiğinde kitaplık gibi olanlar tercih edilmelidir ki bir araya gelindiğinde akıl ve kalp kapları istifade etsin^^ Murakami daha çok yalnızlığı üretkenliğe açılan bir kapı olarak görmesiyle, ben ise yalnızlığı Allah’a ulaşmanın bir yolu olarak ele alıyorum. Her iki yaklaşımda da yalnızlık bir son değil, bir başlangıç. Biri fiziksel ve zihinsel bir üretim iken, diğeri ruhsal bir arınma ve derinleşme yolu. Bu iki bakış açısı, yalnızlığı zenginleştiren bir kavram haline getiriyor: Hem insanı kendine
Alıntı
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,668 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 13. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2021 15:14
Bu kitap ile tanışmam geçen hafta okuduğum "koşuyorum öyleyse varım" kitabı sayesinde oldu. O kitabın da aslında bundan ilham alınarak yazılmış olduğunu söyleyebilirim, fakat "Koşmasaydım Yazamazdım" benim için apayrı bir kitap oldu. Koşu ile uzun süreden beri ilgilenen biri olarak - yaklaşık 6 sene - neden bir koşu etkinliğine, yarışmasına katılmıyorum dedim. Uzun süreç içerisinde kendimi oldukça geliştirme fırsatım oldu ve kendimden bir içsel motivasyon alarak yaklaşık 1 aydan bile az süresi kalmış olan 10 Km koşu yarışına başvuru yaptım. Bu benim ilk yarış deneyimim olacak ve bunu kendim yaşamadan önce kitaplar ile bu deneyimleri yaşamış kişilere tanık olup aklımda bir fikir oluşturmak amacıyla bu ve diğer kitabı okudum. Koşu ile ilk yakından tanışmam 2015 yılında İstanbul Yarı maratonunda görev almam ile başladı. Bir çocukluk hayalidi ve bir gün bende koşacağım dedim. Kendi başıma koştum yapabildikçe hedefimi yükselttimde, yarı maraton değil maraton koşmak hedefine geçtim. İşte o gün bu gün, belki o potansiyele henüz sahip değilim fakat antrenmanlar ile yapabilirim bu kesin. Koşmasaydım Yazamazdım kitabını okurken biraz terlediğimi hissettim, sanki yazarla birlikte bende koşuyordum onun yanında, bunu hissettirdi. Tabi espirisi sıcaktan terlemişimdir :-) Kendimle bağdaştırdığım bir çok kısım daha oldu koşmaktan vazgeçip yüzmeye yönelmesi ve sonrasında performansının artması gibi, bunu bende yaşadım. Ve bu kadar spora rağmen takım oyunlarında ki başarısızlık ve esneklik kazanamaması gülerek aha ben dediğim kısım işte. Hayat bir maraton, uzun bir yolculuk bu; ister bir ömür olsun, ister bir koşu olsun mezar taşımızda yazarın istediği gibi bizde şu yazıyı yazabilelim... "En azından sonuna kadar yürümedi."
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,668 okunma
8/10
·176 syf.·
2020 28. kitabı
Herkese Merhaba Bu kitap Murakami'nin 33 yaşında başladığı ve yaklaşık 25 yıl süren koşu serüvenininde yaşadıklarını ve hissettiklerini anlatıyor. Murakami için koşmak bedenini, zihnini, hayatını disiplin altına almak demek. Özellikle uzun mesafe koşuları sevdiğini, antrenmanlarını ona göre yaptığını anlatıyor. Çünkü uzun mesafe koşularda kaslarını dayanabileceği son limite kadar zorlayarak yarışları tamamlıyor. (İşte tam da bu noktada; yarışın son metrelerinde tüm enerjisi bitip tükenmişken ve kasları iflas etmişken zihninde geçenleri, hissettiklerini anlatıyor) Yazarlıkla koşma arasında nasıl bir bağlantı var diye merak ediyor olabilirsiniz. Yazara soruluyor: - “Bir roman yazarı için en önemli nitelik nedir?” -Bir roman yazarı için en önemli nitelik, söylemeye gerek bile yok, dehadır. Bir insan, edebiyat dehasına sahip değilse, ne kadar tutkuyla çabalarsa çabalasın roman yazan olamaz. -Peki dehadan sonra? -Odaklanma. Murakami işte bu odaklanma niteliğini koşma sayesinde kazandığını söylüyor. Yazara yaşının ilerlediği ve artık koşuyu bırakma zamanı gelip gelmediği sorulduğunda verdiği cevap; "Evet, kim ne derse desin, bu benim doğam. Akrebin sokması gibi. Ağustosböceğinin ağaca tutunup kalması gibi. Kurbağanın doğduğu nehire dönmesi gibi. Ördek çiftlerinin birbirini arzulaması gibi." Şu an için beklentim bundan ibaret. Murakami koşunun yanında yüzme ile izlenimlerini şu şekilde aktarıyor; " Dünyada ustalıkla yüzebilen çok kişi vardır, ama yüzme yöntemini ustalıkla anlatabilen kişi sayısı pek fazla değildir. Bunu hislerime dayanarak söylüyorum. Kitaptan yaklaşık 70'e yakın alıntı paylaştım ve incelememi Murakami'nin şu sözleri ile bitiriyorum: Eğer bir mezar taşım olacaksa, oraya yazılacak ifadeyi kendim seçebileceksem, şöyle yazılmasını istiyorum: Haruki
1000Kitap
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,668 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2020 39. kitabı
Koşmak üzerinden felsefe çevirebilecek birisi varsa, o Murakami'dir.Koşucu olan Murakami'nin koşarken yaşadığı maceraları,mütevazı bir şekil de bizimle paylaşıyor.Kişisel gelişim tadında bir eser de olmuş ayrıca.Bir daha ki eserlerin de görüşmek üzere.
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,668 okunma
9/10
·176 syf.··
2020 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2020 11:02
2005-2006 yılları arasında koşmanın hayatına nasıl girdiğini anlatarak kitaplaştırdığı anlatımı ve yazımı çok sade bilgilendirerek anlatıyor. Gelir getiren bar işletmeciliğinden yazarlığa geçişi bir anda olmuş gibi anlatıyor. Gelelim kitabın ana konusu olan koşuya, 33 yaşında koşmaya başlayarak ortalama günlük 10 km yaptığını kimi zamanlarda bu seviyeyi daha yukarı çıkarttığını anlatmakta. Adını Yunanistan'ın başkenti Atina ile Maraton köyü arasındaki mesafe olan 42195 metrelik maraton koşusunu 25 yıl boyunca çeşitli ülkelerdeki yarışlara katılarak koşuyu tamamladığı... Bu kadar sportif bir vücudun zihnine de yansıdığını yazdığı kaliteli kitaplardan anlaşılıyor. Son zamanlarda triatlona bile geçiş yaptığı, koşulardaki zorlukları, hayatında değer verdiği noktalar ve kişisel özellikleri bazılarında kendimde benzerlik göstermesi hoşuma gitti. Daha önce kullanmadığım ve adını bilmediğim spor ayakkabı hakkında da bilgi edindim ( muhtemelen o ayakkabılardan alacağım ). Koşu diyince aklıma Tom Hanks'in gençlik yıllarında çektiği Forest Gump filmindeki "Koş Forest koş" repliği aklıma geliyor. Herkese iyi okumalar dilerim.
Koşmasaydım YazamazdımHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20183,668 okunma

Yazar Hakkında

Haruki MurakamiYazar · 36 kitap
1949 yılında dünyaya geldi, 1975'te Tokyo'daki Vaseda Üniversitesi'nden mezun oldu. 1986-1995 yılları arasında Avrupa ve ABD'de yaşadı. Yazarın ilk ve Gunzou Edebiyat Ödülü'nü alan romanı "Kaze no oto vo kike"dir (1979). Onu "Hitsuci vo meguru Bohken" (1982) isimli romanı izledi. Yazar bu eseriyle Yeni Yazarlar Noma Edebiyat Ödülü'nü aldı. Ardından "Sekai no ovari to hahdo bohrudo" (1985) geldi ve bu kitap da yazara Tanizaki Ödülü'nü kazandırdı. Ama ona asıl ününü kazandıran 16 dile çevrilen "İmkânsızın Şarkısı" (1987) oldu. 1995'te yayımlanan "Zemberekkuşu'nun Güncesi"yle 1996 yılında Yomiuri Edebiyat Ödülü'nü de kazanan Murakami, daha sonra baştan çıkarıcı bir aşk hikâyesi olan "Supuhtoniku no Koibito"yu (2001) yazdı. Yazar ayrıca, "Zoh no şohşitsu" (1993) ve "Kami no Kodomotaçi-va mina adoru" (2002) adı altında öykülerini de kitaplaştırmıştır. Japonya'nın XX. yüzyıldaki en büyük edebiyatçılarından biri olarak kabul edilmesine rağmen, Amerikan kültürünün etkisi altında kaldığı ve aşırı Batıcı olduğu eleştirilerine maruz kalan yazarın edebiyat dışı tek kitabı "Andahguraundo"dur (2001). Murakami'nin son eserleri ise "Kokky no minami, taiyou no nişi" (2003) ve "Dansu dansu dansu"dur (2003). Ödülleri : - 1996 Yomiuri Edebiyat Ödülü ("Zemberekkuşu'nun Güncesi"yle - 1985 Tanizaki Ödülü ("Sekai no ovari to hahdo bohrudo"yla) - 1982 Yeni Yazarlar Noma Edebiyat Ödülü ("Hitsuci vo meguru Bohken"le) - 1979 Gunzou Edebiyat Ödülü ("Kaze no oto vo kike"yle)