Adı:
Koşmasaydım Yazamazdım
Baskı tarihi:
Aralık 2013
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050917703
Kitabın türü:
Çeviri:
Hüseyin Can Erkin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Haruki Murakami'den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin...

"Murakami Bey, insan sizin gibi sağlıklı bir yaşam sürünce zamanla roman yazamaz hale gelmez mi?"

Arada sırada insanlar bu soruyu sorar bana. Roman yazmak, sağlıksız bir eylem; yazar olan kişi de sağlıklı olmak dediğimiz çemberden uzak bir yerde, mümkün olduğunca sağlıklı denemeyecek bir yaşam sürmek zorundaymış gibi.

Biz roman yazmaya çalıştığımızda, insanlığın temelinde bulunan zehir gibi bir şeyi istemesek de çekip çıkarır, görünür kılarız. Yazarlar az çok bu zehre maruz kalır. Bu zehir işin içine girmediği sürece, gerçek anlamda yaratıcılık eylemi ortaya konulamaz çünkü (tuhaf bir benzetmeyle söyleyeceğim ama balonbalığının zehirli kısmının aynı zamanda en lezzetli kısmı olmasıyla tıpatıp benzeyen bir durum galiba). Ama gerçekten sağlıksız olan şeylerle uğraşmak için insan mümkün olduğunca sağlıklı olmak zorundadır. Bu, benim tezim. Yani sağlıksız bir ruh bile, yine sağlıklı bir vücuda gereksinim duyar. İşte bu yüzden, böyle biri sanatçı olamaz, dense bile ben koşmaya devam ediyorum.

Haruki Murakami'den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin... Koşmasaydım Yazamazdım kendini "utangaç biri" olarak tanımlayan yazarın belki de en kişisel kitabı.
(Tanıtım Bülteninden)
176 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Sevgili Haruki Murakami'nin koşmak üzerine yazmış olduğu 2 yıllık süreçte oluşmuş denemeleri, anılarından oluşmakta kitap.
Anıları diyorum, çünkü kendisi denemeleri anılarından oluşturmuş.
Murakami severim ben. Üstelik de öğrendim ki rock dinliyor. Ama ne mutluyum ki sormayın:) Yahu insanın sevdiği yazar ile aynı şarkıları dinlediğini öğrenmek süper bir şeymiş.:D Konuya dönelim öhöm:)
Murakami maratonlara bile katılmış. Öyle bir koşma aşkı. Üstelik son aşamalara kadar, yaşı ilerlese bile vazgeçmemiş. Denemeleri de yine bu maraton koşuları için gittiği yerlerde yazılmış ve o anları, koştuğu esnada hissettiklerini anlatmakta bizlere.
Ama asıl konu; koşmanın yazması ile ilişkisini aktarıyor. Roman yazanları edebiyat dehası olarak nitelendiriyor. Yazması için ilhamını koşmasına bağlıyor. Herkesin, bu hayatta yaşamak için ilhamı olması gerektiğine ve iyi hissetmek için bunun gerektiğine inanıyor. Asla ne olursa olsun, bu ilhamdan vazgeçilmemesi, sımsıkı bırakmadan ilhamına sarılmasının gerekliliğini belirtiyor.
Deneme severlerin okuması tavsiyesi ile tabi ki kitapta yer alan grubun bir şarkısı ile sona erdiriyorum incelememi:)
https://youtu.be/BfOdWSiyWoc
176 syf.
·2 günde
Maratoncu olmak, yâda herhangi bir dalda profesyonel sporcu olmakla ilgisi olmayan bir kitaptır. Kitap insanın başarılı olabilmesi için yapması gereken mücadeleyi maraton koşmaya çalışan amatör bir sporcunun gözünden vermeye çalışıyor. İnsanın yaşama tutunması, disiplinli ve sağlıklı olabilmesi için sporu hayatına sokması gerekir tezini ortaya koymakla birlikte yazarlıktaki başarısını koşmasına bağlamakta olan yazar, bir başka deyişle mücadele etmeden, azimli olmaktan, çıktığınız yolda yılmadan sonuna kadar devam etmekten söz ediyor. Ayrıca yazar olarak deha sahibi olmak gerektiğini, deha sahibi olanların sonraki adımının odaklanma meselesi olduğunu, odaklanma meselesini çözenlerin sürdürebilirlik meselesini çözmesi gerektiğini söylüyor. Odaklanma ve sürdürebilme gücünün antrenman yoluyla sonradan edinilebileceğini ve niteliklerin yükseltilebileceğini savunuyor. Kişisel olarak yalnızlığı tercih ettiğini, insanlarla kolay kolay iletişim kuramadığı gibi özelliklerinden söz ettiği, 2005 ile 2006 yıllarında yazdığı deneme ile hatıra arasında 26 küsur maraton yarışmasına katılmış sıra dışı bir yazarın hikâyesi aynı zamanda. Spor ile ilgilenenler değil kitap yazmayı düşünenlerin okumasını tavsiye ederim.
176 syf.
·7/10
Her kitabın sihirli bir yanı olduğuna inanıyorum, hiç değilse benim açımdan: Bir kitabı ne zaman okusam, hiç beğenmemiş olsam dahi, okumuş olmaktan memnuniyet duyarım çünkü o kitap, bana kendini okutacak zamanı seçmiştir; bir şekilde düşünmem gerekeni bana verecektir ya da tek bir cümlesi o an kafamı karıştıran, basit ya da karmaşık, derdime çare olacaktır. "Koşmasaydım Yazamazdım" da bunlardan sadece biri. Daha önce, Murakami'nin herhangi bir kitabını okumadım, 1Q84'ü çok duydum, ama okuma fırsatım ya da isteğim olmadı. Bu kitabı da, koşmayı gerçek anlamda seven, bir yarış değil de, yaşam felsefesi olarak gören bir arkadaşıma hediye olarak almıştım; sonunda dönüp dolaşıp bana geldi, dedim ya, bir çeşit sihir bu.

Murakami'nin "hatırat" olarak tanımladığı bu kitabının bana göre olan herhangi bir yanı olmadığını söylemeliyim, fakat aksi gibi çok da beğendim. Zira samimiydi, kibirden uzak ama karamsar hiç değil; böyle insanlara anlamsızca sevgi besler, onlarla sürekli konuşmak isterim, yazar benim için onlardan biri oldu. Ayrıca, ben de "yazmak" meselesine kafa yoran biri olduğum için, onun "koşmak ve yazmak" arasında kurduğu bağlantı hoşuma gitti; kendimce, "yürümek ve yazmak" olarak dönüştürdüm bunu.

Kısaca, yararlı bir kitap oldu benim için ama herkese hitap eder mi, bilmiyorum. Elinize geçerse okumaktan sıkılmayacağınız -gerçi sonlarına doğru bir miktar sıkıyor-, uzun bir köşe yazısını andıran bir kitap diyebilirim. Gerekli değil ama okunabilir. Keyifli okumalar.
176 syf.
Hem koşan hem yazan birinden günlükler niteliğinde ama aynı zamanda bir roman yazarının tecrübesini yansıtacak şekilde tasarlanmış, görselleştirilmiş, okuru içeri çekebilen ve akıcı...

Koşan veya yazan veya her ikisini de yapan veya bunlardan en az birini yapma niyetinde olan veya yazmak için belirli bir fiziksel aktivite ile bedenini disipline etme alışkanlığı bulunan veya bu alışkanlığı edinme niyetinde olan okurların ilgisini özellikle çekebilecek bir kitap.

Koşmak ve yazmak arasında kurulan bağlar da dikkat çekici.
Yazarımız maratonu da kapsayan koşu deneyimlerinin ardından triatlona da merak saldığından bir miktar yüzme ve benzer ölçekte bisiklet antremanları ile ilgili deneyimlerinden de söz ediyor.
Bahsettiği tüm bu deneyimlerin bir kısmı teknik nitelikler taşısa da büyük kısmı kişisel. Murakami daha çok, yaşadığı duyguları ve deneyimin kendisine katkısını aktarıyor diyebiliriz.
176 syf.
·2 günde·8/10
Kitap otobiyografik ama aslında tam da otobiyografi olmayan bir kitap. Yazar hatırat olarak tanımlamış ben ise daha çok yazarın iç dünyasından kesitler olarak gördüm. Haruki Murakami'nin okuduğum ilk kitabı, konusunu aşırı beğendim diyemem ama yazara karşı bir sıcaklık oluştu içimde. Sanki karşı karşıya olsak saatlerce konuşabilirmişiz gibi. Kesinlikle okuduğum son kitabı olmayacak.
176 syf.
·3 günde·8/10
Bir Murakami hayranı olarak okuduğum güzel kitaplarından biri. Otobiyografi tarzı bir kitap olmuş okudukça nasıl böyle azimli düzenli disiplinli bir insan olduğuna inanmak zor oluyor.
176 syf.
·Beğendi·8/10
Murakami ile tanışmak için farkında olmadan seçebileceğim en iyi kitabı seçmişim. Kitap; yazarın yazar olmak için sahibi olduğu barı satması ve kendini sadece yazıya adamasının öyküsü. Tam zamanlı yazar olmaya karar verdiğinde, koşmaya da karar veriyor. Katıldığı yarışlar, bu yarışların yazarlığına etkisi ve diğer kitaplarını yazış öyküsünü bir anı derlemesi olarak bu kitabında toplamış Murakami. Koşuları ile ilgili çok detaya girdiği bazı yerlerde biraz sıkılmakla beraber, keyifle okudum.

Kitapta adı geçen müzisyen ve şarkılar:
The Lovin'spoonfull'dan Daydream ve Hums of the lovin spoonfull
Carla Thomas
Otis Redding
Rolling Stones "Belgrad Banvit", Sympathy for the Devil
Eric Clapton "Reptile"

Kitapta adı geçen yazarlar ve kitaplar:( yazarın kendi kitapları ve yaptığı çeviriler hariç)
Dostoyevski Ecinniler ve Karamazof kardeşler
Raymond Chandler, Shakespeare, Balzac, Dickens. Hala bir Murakami okumadıysanız eğer mutlaka bir kitabını okuyun, pişman olmazsınız.#
176 syf.
·8/10
Spor yapan, özellikle koşan arkadaşlara mutlaka okumalarını tavsiye ederim. Anlatımı basit ve okuması rahat. Okurken insanın lastik ayakkabılarını giyip acilen koşmaya başlayası geliyor. Hangi seviyede spor yaparsanız yapın, kitabı okurken, kendnize hayat içinde mutlaka bir maraton koşmalıyım diyorsunuz.
176 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Haruki seven biri için kesinlikle harika bir kitap. ama alırken bir hikaye veya roman niyeti ile almayın. bu kitap bir iç döküş gibi olmuş. nasıl ne zaman yazmaya başladığından hayatına kadar her şeyi anlatmış. haruki de bizdenmiş hemen kilo alan biriymiş. bunun için ve daha uzun seneler yazı yazmak için hem koşuya başlamış hem de sigaradan vaz geçmiş daha ne olsun :) seviyordum daha çok seviyorum harukimi
176 syf.
Koşan biri olarak kitabı merak ettim ve sanırım 2-3 yıl once okudum. Yazar, yazarlığının nasıl koşu sayesinde geliştiğini ve süreklilik kazandığını, koşunun hayatındaki yerini anlatıyor. Koşmayanlar, koşu ile ilgilenmeyenler için sıkıcı olabilir, ama benim için değildi.
Yazar ''Koşmasaydım yazamadım'' diyor, ben ise ''Koşmasaydım yapamazdım'' diyorum. Çünkü koşu, sizi salt fiziksel olarak değil, daha ziyade ruhen iyileştirir. Sınırlarınızın, gücünüzün farkına varırsınız, limitlerinizin nasıl yükseldiğini, disiplinli şekilde çalışarak geliştiğinizi, asla yapamam dediklerinizi yapabildiğinizi, acıyı, başarma duygusunu tadarsınız. Ve hayatınızın her alanında koşunun iyileştirici etkisini görürsünüz.
Kitap incelemesinden çok sapmadan noktalayayım; kitabı alın, okuyun ve koşun :)
176 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Murakami'yi okumayı çok seviyorum. Kedileri, gizemli dünyası, başka boyutlar da ki düşleri, yemek aşkı beni büyülüyor. Koşmasaydım yazamazdım kitabı ise otobiyografik bir kitap, yazarın koşmak üzerine, en sevdiği hobisi üzerine bir yazıt. Eğer hem koşmayı hemde Murakami seviyorsanı mutlaka okunmalı.
Birileriyle bir şeyler yapmaktansa, tek başıma sessizce kitap okumayı, kendimi vererek müzik dinlemeyi severim. Tek başına olduktan sonra yapacak bir şeyler bulmak konusunda sıkıntım yoktur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Koşmasaydım Yazamazdım
Baskı tarihi:
Aralık 2013
Sayfa sayısı:
176
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786050917703
Kitabın türü:
Çeviri:
Hüseyin Can Erkin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Doğan Kitap
Haruki Murakami'den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin...

"Murakami Bey, insan sizin gibi sağlıklı bir yaşam sürünce zamanla roman yazamaz hale gelmez mi?"

Arada sırada insanlar bu soruyu sorar bana. Roman yazmak, sağlıksız bir eylem; yazar olan kişi de sağlıklı olmak dediğimiz çemberden uzak bir yerde, mümkün olduğunca sağlıklı denemeyecek bir yaşam sürmek zorundaymış gibi.

Biz roman yazmaya çalıştığımızda, insanlığın temelinde bulunan zehir gibi bir şeyi istemesek de çekip çıkarır, görünür kılarız. Yazarlar az çok bu zehre maruz kalır. Bu zehir işin içine girmediği sürece, gerçek anlamda yaratıcılık eylemi ortaya konulamaz çünkü (tuhaf bir benzetmeyle söyleyeceğim ama balonbalığının zehirli kısmının aynı zamanda en lezzetli kısmı olmasıyla tıpatıp benzeyen bir durum galiba). Ama gerçekten sağlıksız olan şeylerle uğraşmak için insan mümkün olduğunca sağlıklı olmak zorundadır. Bu, benim tezim. Yani sağlıksız bir ruh bile, yine sağlıklı bir vücuda gereksinim duyar. İşte bu yüzden, böyle biri sanatçı olamaz, dense bile ben koşmaya devam ediyorum.

Haruki Murakami'den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin... Koşmasaydım Yazamazdım kendini "utangaç biri" olarak tanımlayan yazarın belki de en kişisel kitabı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 396 okur

  • malefizz
  • özge
  • Mehmet Erol
  • Haffa Geçmiş
  • Serhat Şen
  • Uğur Demir
  • Furkan Entone ŞENTÜRK
  • Türkoğlu
  • Gökhan kaymaz
  • Sebla Kericoglu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%5
14-17 Yaş
%2
18-24 Yaş
%21
25-34 Yaş
%38
35-44 Yaş
%22
45-54 Yaş
%10
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%67.8
Erkek
%32.2

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.1 (19)
9
%9.6 (15)
8
%26.1 (41)
7
%24.2 (38)
6
%14 (22)
5
%6.4 (10)
4
%3.8 (6)
3
%1.3 (2)
2
%1.9 (3)
1
%0.6 (1)

Kitabın sıralamaları