Sputnik Sevgilim

7,4/10  (100 Oy) · 
226 okunma  · 
64 beğeni  · 
1.622 gösterim
Sen benim bir parçamsın...

Ben âşık oldum. Şüphe yok. Buz soğuktur, gül kırmızı. Ve bu aşk beni sürükleyip bir yerlere götürmeye çalışıyor; öyle güçlü bir akıntı ki ondan kendimi korumam neredeyse olanaksız. Ama artık dönüş yok.

Kendimi bu akıntıya bırakmak dışında bir şey yapamam. Yanıp kül olsam da, yok olup gitsem de. Japonya'dan bir Yunan adasına uzanan, üç kişiyi birbirine kenetleyen büyüleyici bir aşkın hikâyesi. Haruki Murakami'den düşlerinize sızacak bir roman...
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2016
  • Sayfa Sayısı:
    224
  • ISBN:
    9786050935721
  • Çeviri:
    Ali Volkan Erdemir
  • Yayınevi:
    Doğan Kitap
  • Kitabın Türü:
Muzaffer Akar 
 20 Mar 13:41 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Yazarın 1Q84 romanına başlamadan önce tarzına alışayım diye bir günde okuduğum romanı, çok garip ve keyifli bir yolculuğa çıkardı beni. Japonya’dan Avrupa’nın egzotik yerlerine, son olarak da Yunanistan’ın bir adasına. Bu yolculuk bana kendini arayan, kendi yaşamını tanımlamaya çalışan kişilerin hikayesi gibi geldi. Hepimizin hayatında anlamlandıramadığımız mistik olaylar olmuştur, rüyada garip görüntüler, birdenbire gelen tanmlanamayan hisler, ortama yabancılaşma gibi. Yazar bunlar gibi, durumu biraz büyüterek romana eklemiş, güzel de olmuş.

Roman akıcı dili ve mükemmel benzetmeleriyle edebi bir doyum veriyor bu da yazarın son zamanlardaki yükselişini açıklıyor, daha çok kitabını okuyacağımı hissediyorum.

Rogojin 
 18 Eki 2016 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 10/10 puan

Murakami'nin bir kitabını daha okumak güzel. Yazarın, içinde doğa üstü olabilen, gerçekçiliğin ipinin ucunun kaçtığı, başka diyarlara dahi insanı götürebilen ve ama bu nasıl olabilir ki , diye düşündüren eserleri, ne olursa olsun, duyguların ince ince dokunduğu güzel eserler aslında. Olayları anlamasak, nasıl meydana geldiğini kavrayamasak ve onları gerçekçi bir şekilde algılayamasak da karakterlerin duygularını, açmazlarını anlıyor ve onlara kendimizi yakın hissediyoruz. Sputnik Sevgilim, Yaban Koyununun İzinde kitabındakini andıran, ama yanılmıyorsam oradakinden daha yalın, daha etkileyici duygularla örülü bir eser. Burada da, diğer eserlerinden hatırladığım o bir başka yer, bir başka mekân, gidilen tanık olunan, anlatılsa da kavrayamadığımız ama hislerin tercümesine aşina olduğumuz, bize yabancı gelmeyen bir duygu, bir edebiyat tadı var. Kitabın son bölümünün geri kalan bölümlerinden daha güzel olduğunu düşünüyorum, belki de Murakami'nin kaleminin daha duygusal olduğu bir bölüm burası, karakterlerimizin hikâyesi bir sona bağlanırken yazar belki de üzülerek veda ediyormuş gibi bir his hissettim...ya da ben veda ettiğim için hissettim böyle.

Sputnik Sevgilim'i bütün Murakami severlere öneriyorum.

Sevgi Sertel 
14 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bu yazarın okuduğum ilk kitabı. Merakla başladım ve keyifle okudum.
İlk önce “Sputnik” kelimesini araştırmakla başladım, zira anlamını bilmiyordum.
Sputnik , Sovyetler Birliği'nin 1957 yılında uzaya fırlattığı dünyanın ilk yapay uydusunun adı. Rusça kelime anlamı yoldaş, yol arkadaşı demekmiş.

Kitabın ana teması bana göre yalnızlık dı.
Kitaptan bir alındı: “Neden insanlar bu denli yalnız olmak zorundalar? Neden bu denli yalnız olunmak zorunda? Bu dünyada bu kadar çok insan yaşarken, her birimiz bir başkasından bir şeyler beklerken, neden bu kadar yalnızız? Yoksa gezegenimiz, insanların yalnızlığından beslenerek mi sağlıyor dönüşünü?”

Kısaca konusuna gelince:
Kahramanlarımız iki kadın ve bir erkek. Kitapta ismi anılmayan K. genç, bekar bir ilkokul öğretmeni.

Baş rol oyuncumuz ise K. için çok değerli olan Sumire. 22 yaşında, en büyük hayali yazmak olan genç bir kadın.

Mui ise yıllar önce yaşadığı bir olayın etkisinde kalmış ve buna dayalı hayatı, iç dünyası ve ruhu değişmiş bir kadın. Ayrıca yabancı ülkelerdeki küçük şarap üreticileriyle iş anlaşmaları yapan ve ithal ettiği şarapları restoranlara satan bir iş kadını.

Sumire, Mui’nin şirketinde işe başlar ve birlikte iş seyehatine çıkarlar. Sonrasında tatil için gittikleri Yunan adasında umulmadık şeyler olur ve Sumire bir anda ortadan kaybolur ve Sumireyi arama süreci başlar.
Bu süreçte neler olur?

Yunan adasının tarihi hakkında bilgiler verilirken, Türkler için kullanılan cümleler hoşuma gitmedi ve bu ırkçı düşüncesini hiç sevmedim!!!! Belirtmeden geçemeyeceğim....

Üç karakterin de kendi iç dünyalarındaki sorgulamalar ve yalnızlıkları işlenmişti.
Klasik müziğe dair keyifli esintiler vardı.
Kitabın sonu ise tamamen havada kalmış biçimde bitti. Sumire ile ilgili bir çok cevaplanmamış sorular vardı. Kitabın devamı olur mu bilemiyorum ancak bu şekilde çok eksik kalmış oldu....
Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım. Kitabı tavsiye ediyorum :)

Kitabın başlarında oldukça sıkıldığımı söylemeliyim. 200 sayfa kitabı bir günde okuyabilirdim lakin oldukça bunaldim, araya başka okumalar ekledim. Bundan sonrası spoiler içerebilir. Okumayı düşünenler lütfen dikkat etsinler. Sumire'nin kaybolmasıya birlikte kitap hızlandı ki bu da kitabın 100. sayfasından sonra oldu. Kitapta en çok dikkatimi çeken şey yazar Haruki Murakami'nin Türkler için yazdığı şu satırlar oldu: " ...sonra bu adaya Türkler gelmiş. Kitapta yazdığına göre onların hakimiyeti gaddarca ve mutlakmış. Türkler hoşlarına gitmeyen bir şey olduğunda, bahçedeki ağacı budar gibi kolayca insanların (Yunanlilarin) kulak ve burunlarını keserlermis." Yazarın burada bilinçli bir Türk düşmanlığı yapıp yapmadığını bilemesem de bu sözler "milliyetçi damarıma" bastı... Sonrasında kitaptan pek zevk aldığımı söyleyemem. Kitap için yorumum "okumasam da olurdu" olabilir.

Burçin Esra Karadağ 
30 Ara 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ne yazsa okurum diyebileceğim yazarlardan biri olması tarafsız yaklaşmamı engelliyor olabilir. Tek solukta okunan, akıcı, yaratıcı, sıkmayan aksine doyuran Marukami aşkı yine kendi tarzında kağıda dökmüş.

Kübra 
12 Şub 00:12 · Kitabı okudu · 6 günde · 8/10 puan

Sputnik Sevgilim, Murakami'den bir aşk serüveni anlatısı, aslında birden çok. Ne yalnızca bir aşk öyküsü ne de alelade bir aşk bu. Sıradışı karakterler eşliğinde her kelimesinin ardına ayrıntılar gizlediği, okuru ayrıntılara boğmayan tastamam bir kitap. Eksik kalmış hiçbir yönü yok, hayatın pek çok rengine dokunmuş yine yazar. Pek çok konu hakkında sohbet ettik sanki. Karakterlerini özgünce kurgulamış, derinlemesine aktarmış. Özellikle Myu'ya Sumire ve anlatıcımız gözünden, Sumire'ye anlatıcımız süzgecinden, anlatıcımıza ise doğrudan vakıf olduğumuz anlatımı çok sevdim. Murakami'nin cümleleri ve yazıdaki ustalığına ise yine mest oldum.

Sıradışı kurguların yazarı Haruki Murakami...
Myu, Sumire, anlatıcı...
Soyut varoluş serüveni...
Zamanlar arası yolculuk ...
Sonsuza dek rüyalar aleminde yaşama isteği...
Farklı yaşamların birbirlerinin içinden tekrar doğması ...
"Her hikayenin anlatılacak bir zamanı vardır " diye açıkladım Myu 'ya. "Eğer anlatılmazsa insanın yüreği hep o sırrın hapsinde kalır. "

cosmiclatte 
05 May 00:49 · Kitabı okudu · 4 günde · Puan vermedi

Murakami'nin okudugum 2. kitabi oldu. Ilki Sahilde Kafka. Sahilde Kafka kadar beyin yakip etkileyen bir kitap olmadi. Ancak Murakami'nin tarzina alismak icin de yeterli degil. Ben de bu adamin daha cok kitabini okumaliyim hissi birakti.
Kitaba gelirsek bir 'kayip araniyor' hikayesinden ziyade insanin kendini aramasi uzerine yazilmis.
Aslinda hep sorguladigim seyleri Murakami'nin zihninden okudum.

Safiye Bilgi 
 11 Eyl 19:42 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Yine severek okuduğum bir Murakami kitabı daha bitti.Yazar kesinlikle sizi Japonya'dan alıp Yunan adasını gezdirip geri getiriyor.Betimlemeleri,kurgusu,klasik Murakami sembolleri;kuyular,kediler,paralel dünyalar... Okurken kesinlikle Murakami'yi okuduğunuzu hissediyorsunuz.

▪BESTE▪ 
28 Nis 08:45 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Murakami’nin hayal gucu hep öndedır kitaplarında ama bu kitapta agir basan başka bir şey daha var ki o da duygular...
Bir konu daha var eminim bir çok kişiyı rahatsız etmistir ; biz barbar türkler ! Şimdiye kadar okuduğum murakami kitaplarında(ki sadece 1 kitap hariç hepsini okudum) beni rahatsız eden tek bölümdür bu.
''Neden insanlar bu denli yalnız olmak zorundalar? Neden bu denli yalnız olunmak zorunda? Bu dünyada bu kadar çok insan yaşarken, er birimiz bir başkasından bir şeyler beklerken, neden bu kadar yalnızız? Ne için? Yoksa gezegenimiz, insanların yalnızlığından beslenerek mi sağlıyor dönüşünü?''

"Ben âşık oldum. Şüphe yok. Buz soğuktur, gül kırmızı. Ve bu aşk beni sürükleyip bir yerlere götürmeye çalışıyor; öyle güçlü bir akıntı ki ondan kendimi korumam neredeyse olanaksız. Ama artık dönüş yok.
Kendimi bu akıntıya bırakmak dışında bir şey yapamam. Yanıp kül olsam da, yok olup gitsem de."

3 /

Kitaptan 69 Alıntı

Muzaffer Akar 
15 Mar 20:41 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Ancak ne zaman kendimden söz etmeye başlasam aklım karışır: " Ben kimim? "

Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 64)Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 64)
Muzaffer Akar 
16 Mar 22:36 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Önemli olan başkalarının düşündüğü büyük şeylerden ziyade; küçük de olsa kendi düşündüklerindir...

Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 176)Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 176)
Muzaffer Akar 
14 Mar 22:15 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kendimi hariç tutarak söylersem, böylesine tutkuyla, böylesine yoğun ve çok roman okuyan birine rastlamamıştım.

Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 22)Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 22)
Göknur Şahin Sarı 
12 Kas 21:21 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Her şeyi son derece kolay bir şekilde açıklayan neden ve teorilerde mutlaka bir tuzak vardır.

Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 62 - Doğan Kitap)Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 62 - Doğan Kitap)
Muzaffer Akar 
15 Mar 20:20 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kalıcı bilgi
Her konuda böyledir; en faydalı bilgi, deneyimleyerek ve bedelini ödeyerek edindiğindir. Kitaplardan edindikleri değil.

Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 56)Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 56)
Meyrem KARADENİZ 
05 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Yeterince bildiğimizi düşündüğümüz şeylerin arkasında, bir o kadar da bilmediklerimiz gizlidir.

Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 147 - Doğan Kitap)Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 147 - Doğan Kitap)
Muzaffer Akar 
14 Mar 23:13 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"işaret" ile "sembol"ün farkını iki yüz sözcüğü aşmadan açıklayabilir misin?

Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 31)Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 31)
Göknur Şahin Sarı 
Dün 01:01 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Tekbaşına olmak, yağmurlu bir akşam üzeri, suların denize dökülüşünü izleyip durmak gibi bir duygu.

Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 210 - Doğan Kitap)Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 210 - Doğan Kitap)
Meyrem KARADENİZ 
05 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kim ayırabilir ki deniz ile üzerine yansıyanı.
Ya da yağmurun yağışı ile yalnızlık birbirinden ayrılabilir mi?

Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 147 - Doğan Kitap)Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami (Sayfa 147 - Doğan Kitap)
tori 
02 Eki 00:26 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

"Geçmişte yaşıyordum, şimdi de bu şekilde yaşıyorum işte, seninle karşı karşıya oturmuş sohbet ediyorum. Ama burada olan, gerçek ben değilim. Senin gördüğün, eski benim bir gölgesinden ibaret. Sen gerçekten yaşıyorsun. Ama ben yaşamıyorum. Böyle konuşuyor olsam da kulağıma kendi sesim boş bir yankı gibi geliyor."

Sputnik Sevgilim, Haruki MurakamiSputnik Sevgilim, Haruki Murakami