Anne babamızı seçmemizin elimizde olmadığını, onların şansa göre insanlara verildiğini söyler dururuz, buna karşılık gerçekten kimin çocuğu olacağımız bizim kararımıza bırakılmıştır. En soylu zihinlerden oluşan aileler var, hangisine evlat olarak kabul edilmek istiyorsan, onu seç, sadece ismen o aile tarafından evlat edinilmeyeceksin, aynı zamanda mallarını miras alacaksın, ki onu rezilce ve pintice koruman gerekmeyecek. Sen ne kadar çok insana dağıtırsan, bu malvarlığı o kadar artacak. Bu malvarlığı sana ebediyetin yolunu açacak ve seni kimsenin indiremeyeceği bir konuma yükseltecek. Ölümlülüğün sınırlarını genişletmenin, başka deyişle onu ölümsüzlüğe çevirmenin tek yolu budur.
Yaşamayı tüm ömür boyu öğrenmek gerek, belki seni daha çok şaşırtacak ama ölmeyi de ömür boyu öğrenmek gerek. Tüm yüklerinden kurtulan, zenginliğinden, görevlerinden ve hazlarından vazgeçen çok büyük adamlar ömürlerinin sonuna dek nasıl yaşayacaklarını öğrenmeyi tek amaçları yaptılar; daha çok kişi de bunu bilmediğini itiraf ederek yaşamdan göçtü, başkaları bundan da azını bilir. İnan bana , kendi zamanından çalınmasına izin vermemesi için, o insanın yüce ve insan kusurlarını aşmış olan, seçkin biri olması gerekir; bu sayede yaşamı çok uzun olur, zira ne kadar zamanı olursa olsun kendini tamamen kendisine adar. Hiçbir şekilde kültürsüz ve faydasız biri olmaz, başkasının kontrolüne girmez, keza zamanı ölçüyle koruması sayesinde, ona ikame edebileceği başka bir değer aramaz. Dolayısıyla böyle birine zaman yetmiştir, buna karşılık halkın, yaşamından çok çaldığı insanların zamanından yoksul kalması kaçınılmazdır.