·736 syf.····Okunma: 08 Şubat 2026 16:49 Kitap gerçekten bir başyapıt. Kitabı okurken Eco'nun bir düşünür, eleştirmen, entelektüel, bilim insanı, gösterge bilimci ve yazar olduğunun bilincinde olarak okumak gerekiyor. Ortaçağ uzmanı Eco bize ortaçağda bir manastırda yaşanan cinayetle başlayarak dönemi, dönemin inanç ve güç ekseninin papalık, krallık ve mezhepler arasında nasıl etkilere sahip olduğunu çok güzel anlatıyor. Kitabı okurken betimlemelere ve haritaya dikkat edip kafanızda oturtursanız okurken tüm yerler zihninizde canlanıyor ve romanı böyle okumak kesinlikle anlamlı ve keyifli oluyor. Kitapta hristiyanlık tarihine ait olaylar ve kişiler bazen de bildiğimiz kişilerin İncil'deki anlatılışlarına özgü olaylar/kişiler vardı, bilmediğim ya da eksik hissettiğim yerde dönüp minik okumalar yaparak kitabı okudum. Romandaki bazı karakterler gerçek hayatta da yaşamış kişiler, tabii romandaki olaylar kurgu. Mesela Bernardo Gui gerçekten bir Domiken rahibi ve engizisyon soruşturmacısı, Cesenalı Michele ve Ubertino gerçek hayattan Fransisken ruhani liderler. İngiliz olan Baskervilleli William karakterini ise okur okumaz aklıma İngiliz olması, Baskerville kelimesinin yaptığı çağrışım (Baskervillerlerin Köpeği - Sherlock Holmes romanı) ve akılcı, araştıran, tasımlar üreten bir karakter olması sebebiyle bana Sherlock Holmes'ü hatırlattı. Ancak okuma yaptıkça William karakterinin, aynı zamanda gerçek hayatta tarihsel bir kişilik olan Ockhamlı William ile de benzeştiğinin belirtildiğini gördüm hatta bu karakterlerin ölümleri de aynı şekilde ifade edilmiş. Bence karakterlerin gerçekten o çağdan olması ortaçağda geçen bu romanı daha da ilgi çekici kılmış. Bu roman için anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az diyebilirim. İnce ince planlanmış akıl ve mantık dogmalarla karşı karşıya geliyor ve yer yer inanç, inancın yönetilişi, din insanları hakkında insana sorgulanabilecek düşünceler getiriyor. İşte sürprizbozan Jorge'nin insanları kontrol altında tutmak ve yeri gelince dinin korku salabilen yapısının bozulmaması adına Aristo'nun gülmek üzerine olan kitabını saklaması hatta komple kütüphanenin yasaklı olması üzerine düşünülebilecek derin olaylar aslında. Dönem din insanlarının davranışlarının geneline bakınca da kendi dini kitapları göz önüne alındığında Tanrı adına olduğunu iddia ettikleri pek çok korkunç günahı işleyen rahipler ve papazlar insana, insanın değişmediğini gösteriyor. Son olarak kitapta beni en çok üzen kısım yangın oldu, onca el yazması gitti.