İnsan duygusal yönden gelgitleri olan bir canlı.
Bazen mutlu ve huzurlu iken bazen de depresyona girip kendini değersiz bir haşere gibi görebiliyor. Kitabın ilk bölümünde adam kendini değersiz, kimse tarafından anlaşılmayan Biri olarak tanımlıyor. Yani kısaca bir haşere olarak. Bu durum kitabın ilk bölümünü okurken insanın içinin kararmasına sebep oluyor. Şahsen ben okurken kendi kendime "fazla düşünme Yusuf bak kafayı yersin"dedim.
Kitabın ikinci bölümde adam arkadaşları ile olan bir anısından bahsediyor.
Bu kısımda ise adam aşırı gururulu ve kibirli ha bide aşağılık duygusuna sahip, başkasının ona söylemiş olduğu bir kelimeyi bir davranışı unutmaz günlerce o kelimeyi o davranışı düşünür kendisini kötü hisseder, uyku uyumaz yani kısaca kafayı yer.
Liza ile olan olaylarda
Okurken "sen ne istiyorsun abi" diyesi geliyor insanın.
Kitap kısaca ne anlatıyor diye soracaksanız!
Aşırı bilinç ve iç hesaplaşma insanı hayattan koparıyor, hatta yaşamasına engel oluyor. O ruh hali ile insan kendisine yaşıyorum diyemez.
Kitabı genel olarak beğendim herkese tavsiye ederim.