·204 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Şubat 2026 07:08 "Geçmişin Yarası, Dizimdeki Sancıyla Buluştu..."
Selam kitap dostlarımm
@muslum_ramazan - SARKOM
Bazı hikâyeler vardır; bittiğinde kitabı kapatmaz, kucağınızda öylece tutarsınız. Bugün size, gerçek hayattan sızıp sayfaların arasına sığınan Nadia’dan bahsedeceğim.
Nadia, tedavi için Antalya’ya ilk adımını attığında, aslında sadece dizindeki o sinsi tümörle, yani fibrosarkomla savaşmaya gelmemişti.
O dizindeki ağrı, aslında yıllardır ruhunda susturduğu, ertelediği ve kaçtığı geçmişinin çığlığıydı. Geçmişi onu hiç bırakmamıştı ki...
Hastanenin o soğuk koridorlarında sadece hastalık yoktu; yalnızlık vardı, yoksulluk vardı, "yarın ne yapacağım?" diyen o ağır belirsizlik vardı. Kitabı okurken şunu anlıyorsunuz; bu sadece bir "kanser hikâyesi" değil. Bu, bir kadının hayatta kalma değil, ayakta durma mücadelesi. Ve inanın bana,
Nadia o kadar dik duruyor ki...
Umudun Adı: Bir Anne, Bir Dost...
Nadia’nın en büyük yarası hastalığı değil, oğlundan ayrı kalmasıydı. Onların kavuşma anı... İşte orada zaman duruyor.
Annelik burada sadece bir duygu değil, Nadia’nın yaşama tutunma gerekçesi haline geliyor.
Ve o kalabalık çaresizliğin içinde, elini tutan bir ses yankılanıyor: Doktor Ali. Mekanik bir sağlık sisteminden ziyade, "Seni anlıyorum" diyen bir dostluk... Şu cümle o kadar çok şeyi özetliyor ki:
"Hayat bazen taşıyamayacağımız yükler veriyor ama bu eller pes etmemiş. Onu taşıyan kadın, kendi hikâyesini sırtlamış... Benim görevim sadece şahit olmak ve belki biraz da yükünü hafifletmek."
Kalbimde Kalanlar
Yazarın dili o kadar duru ki, sanki Nadia ile yan yana yürüyoruz o koridorlarda. Biz hayatın telaşında kendimizi unutuyoruz bazen.
Ta ki yaşamın kıymetini o "geri dönüşü olmayan" sınıra gelince anlayana kadar...
Nadia bu mücadeleyi kazanacak mı? Bunu sayfaları çevirdikçe göreceksiniz ama ben şunu öğrendim: Asıl mesele ne kadar yaşadığın değil, nasıl yaşadığınmış.
Lütfen her gününüzü, o anın son anınız olabileceğini bilerek, kıymetini bilerek yaşayın. Çünkü "şu an" var, ama sonrası hep bir muamma...