Gönderi

9/10
·472 syf.··
2026 10. kitabı
Son Nefese Kadar "Giden, bazen öyle gider ki dikenli tellere sarıp sarmaladığı gururu, kalbine baya bata gider." O gün stajının ilk günüydü. Ama hayatının dönüm noktası olacağını asla tahmin edemezdi. O konuşmaları duyduğunda korkusuzdu, cesurdu ve tabi ki susmayacaktı. Ortalık yavaş yavaş karışmaya başladığı sırada gördü Cesur Mısra'yı ve bomba patladı. Ne olursa olsun bırakmayacaktı Kral Kızıl Kraliçe'nin tuttuğu elini. Artık kalbinin tam orta yerinde Kızıl vardı. Yaşadığı onca şeyden sonra gülmeyi unutan adama yeniden gülmeyi öğrenebilecek miydi? Sevdiler, sevildiler, evlendiler ve bir yanlış anlama her şeyi bir anda yerle bir etti. Yaşadıkları bunca şeyden sonra iki aşık tekrar bir araya gelebilecek miydi? Kalmak mı daha zordu yoksa gitmek mi? Peki affetmek kolay mıydı? Ve her aşk kendi mucizesini yaratırdı değil mi? Aşk ve kıskançlık... İkisini de birbirinden ayırmak zor değil mi? Ama o sınırı da iyi çizmek gerekiyor ki sonuçları ağır olmasın... Ve affetmek... Aşk üzer, mutlu eder, süründürür, bazen saçma sapan şeyler yaptırır ve hayatınızın tam merkezine oturur. Her şeye rağmen hem de... Aşk mutluluktur zannederdim meğer acının dibiymiş. Umut eşittir beklemek. Beklemek eşittir acı. Umut ölür. Sonra da acı; usul usul geçip gider. Bazen zehirli bir balon boğazınızda şişer, şişer, gırtlağınıza kadar yükselir. İdam mangasının önüne atılmış, zavallı biri hisseder insan kendini. Avaz avaz kaçıp gitmek istenir. İhanet içindedir bacaklar, itaat etmez sahibine. Bir şok hali yapışır zihne. Hissedersin, az sonra kötü kelimelerle kurşuna dizileceksin. Yere serileceğin o ilk mermiyi beklersin. 'Bir an önce ateşlensin, bitsin bu çile.' istersin. Her Ay Okuyanlar Kulübü
1000Kitap
Son Nefese Kadarİlknur Yaylımateş · Parana Yayınları · 202644 okunma
··
90 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.