Gönderi

Puan vermedi·312 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Arka kapakta yazar için “konuşkan” deniyor ama bu konuşkanlık sözlü bir gevezelik değil; zihnin sürekli bir şeyler üretmesi ve bunu filtresiz biçimde ortaya koyma cesareti. Eleştirmenlerin bir kısmı onu “fazla kapalı”, “fazla yerel”, “fazla içe dönük” bulurken başka bir kesim de tam tersine, onun evrenselliğinin insan zihninin dağınıklığını, korkusunu ve sınıfsal baskıyı süslemeden vermesinden geldiğini söylüyor. Kitabı konu odaklı okuyan okur aradığını bulamayabilir ama “ne oldu”dan ziyade “bu zihnin içinde neler oluyor”un peşine düşen okur fazlasıyla memnun olur. Kelman’ın aslında işçileri ve onların sorunlarını anlatmak gibi doğrudan bir derdi olduğunu düşünmüyorum ben bu kitabı okuduktan sonra. Çünkü işçilerin sorunlarını daha düz bir dille de anlatabilirdi. Onun yapmaya çalıştığı şey sanki İskoç lehçesini, belirli bir sınıfa ait dili edebiyatın içine katarak kalıpları kırmak. Çünkü standart bir dil, standart bir düşünceyi doğuruyor ve ortaya standart metinler çıkıyor; bu da kimseyi rahatsız etmiyor. Ama Kelman’ın yaptığı bu dil hamlesi —ki ödülle de bir anlamda taçlanmış oluyor— kalıpların dışına çıkmak demek. Bu yüzden herkesi memnun etmek gibi bir düşüncesi zaten yok yazarın. Ama yazdıklarının sahiciliğini takdir etmeyecek bir okur da olduğunu zannetmiyorum. Kitapla ilgili en filtresiz yorumum da budur arkadaşlarım
Kahvaltıda TazıJames Kelman · Everest Yayınları · 20255 okunma
·
81 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.