Aidiyet 1 | Nur Tunalı
Bazı kitaplar vardır, sadece bir aşk anlatmaz Bir insanın nereye aitim? sorusunu kalbine saplar. Aidiyet tam olarak böyle bir kitaptı benim için.
Hikâyenin merkezinde Nasya var. Hayatı boyunca fazlalık gibi hissetmiş, ailesiyle arasında mesafeler olan, kendi dünyasında sessizce yaşamaya çalışan bir genç kadın. Garsonluk yaparak hayatını sürdürürken aslında tek istediği şey çok basit bir yere, birine, bir duyguya gerçekten ait olabilmek. Ama bazı eksiklikler insanın içine öyle yerleşiyor ki, nereye giderse gitsin o boşluk da onunla geliyor Ve sonra o gece oluyor. Karşısına çıkan gizemli adam, yani Pars Nasya’nın düzenli ve sıradan hayatına bir kırılma noktası gibi giriyor. İlk bakışta başlayan o yoğun çekim, zamanla sadece bir hoşlantı olmaktan çıkıp daha derin, daha karmaşık bir hâl alıyor. Bu adam sadece bir aşk ihtimali değil aynı zamanda Nasya’nın bastırdığı duyguların, korkuların ve geçmişinin kapısını aralayan biri oluyor.
Kitap boyunca en çok hissettiğim şey şu oldu
Bu hikâye bir aşk hikâyesinden çok bir kimlik ve aidiyet arayışı hikâyesi. Nasya’nın iç sesi, yaşadığı çelişkiler, birine yaklaşmak isterken aynı anda korkması Hepsi o kadar gerçekti ki. Bazen ona sarılmak istedim, bazen kendini bu kadar küçümseme diye kızdım. Ama en çok da onu anladım. Çünkü ait olma ihtiyacı hepimizin içinde bir yerde duruyor.
Yazarın dili akıcıydı. Bölümler ilerledikçe gizem dozu artıyor ve olayların arka planındaki sırlar yavaş yavaş açığa çıkıyor. Özellikle Nasya’nın geçmişine dair detaylar ortaya çıktıkça hikâye daha derin bir hâl alıyor. Sadece romantik bir bağ değil karakterlerin psikolojik tarafı da işlenmiş.
Kitapta yer yer yoğun ve karanlık bir atmosfer var. Duygular sakin değil sert, inişli çıkışlı ve zaman zaman insanın kalbini sıkıştıracak kadar güçlü. Ama bence tam da bu yüzden etkileyici. Benim için bu kitabın en vurucu tarafı şu soruydu
Birine ait olmak mı daha zor, yoksa kendine ait hissetmek mi?
Eğer karanlık ve gizemli erkek karakterleri seviyorsanız, içsel çatışması güçlü kadın karakterler okumaktan hoşlanıyorsanız, aşkın yanında psikolojik derinlik de arıyorsanız,
bu kitap tam size göre olabilir. Serinin ilk kitabı olduğu için bazı şeyler tam olarak çözülmüyor ve final kısmı merak duygusunu ciddi anlamda yükseltiyor. Son sayfayı kapattığımda Bu daha başlangıç hissiyle kaldım. Genel olarak ben kitabı merakla ve duygusal yoğunlukla okudum. Nasya’nın yolculuğunu takip etmek beni hem yordu hem de içine çekti. Serinin devamında karakterlerin daha da derinleşeceğini düşünüyorum.