Merhaba arkadaşlar. Bir kitap nasıl çok satanlar arasına liste başından yerleşir diye sorsalar örnek vereceğim eserlerin başına bu kitabı da eklerim. Dünya var olduğundan beri üzerine en çok düşünülen, konuşulan ve yazılan konu eminim ki kadın erkek ilişkileridir. Ancak şunu bilmemiz gerekiyor ki bu kitap popüler kültür kitabı tamam ama bizim ülkemizde değil. Yazıldığı yer tam da bu tarz eserlerinin patlama yaptığı yerler. Nasıl? Bazı ülkelerin kültüründe bu tarz konuların öne çıkmasını anlıyorum. Bizim ülkemizde kitabın konusuna benzer konular ne anlamda var biliyor musunuz? Açıklayalım.
Açıklama öncesi şu durumu da belirtelim. Birazdan aşağıda yazacaklarım kitapta ‘Cinsellik’ konusu dışındaki çıkarımlarımdır. Kitabı da aslında bu yüzden beğenmedim. Neden? Benim düşünceme göre bir insan bir insana karşı benzersiz hisler hissedebilir. Yani bir erkek olarak söylemem gerekirse, sadece bir kadın ilgimi çeker. Fiziksel, ruhsal duygusal cinsel kısaca bende uyandıracağı etki de kendisi gibi eşsizdir. Kadın da benim için aynı şeyleri hissediyorsa hiçbir sorun yok demektir. Hissetmiyorsa sorun vardır. Yazara kalsa açıkçası kafayı yemiş demek istiyorum çünkü biriyle olmadı mı hemen başkasıyla yatın düşüncesinde. Yani kitabın yazıldığı ve popüler olduğu kültürlerde bu belki doğrudur ama benim zihniyetimde bu tamamen yanlış. Tek kadın tek yaşam benim için çok daha doğru bir durum. Tabi bunun için beraber olduğumuz insanların da aynı düşüncelerde olması gerekiyor. Bu benim düşüncem. Düşünce uyuşmazlığımız olduğu için haliyle beni de çok etkileyen bir eser olmadığını söyleyebilirim. Şimdi esere ve diğer bahsettiklerine geçelim.
-Maalesef sosyal medyada öyle bir grup var ki... Bu kalabalık grup ne yazık ki gördüğü bütün kadınlara inanılmaz biçimde -artık hiç uğraşmadan aynı mesajları bile atıyorlar- koşuyor. Bu koşunun sonucunda hiçbir yetkisi, etkisi olmayan pek çok kadının kendini bir şey zannetmeye başladığını görüyoruz. Yani ben başarılıyım ve güzelim algısını kendi kendilerine yapıyorlar. Burada kadınlara hakaret ettiğim düşünülmesin. Bir şeyler için en başından çabalayan, başarısız olan, tekrar çabalayan, sürekli çalışıp didinen ama hiçbir ödül almayan o kadar çok kadın var ki. Çabalamadan, emek harcamadan, bir de kendini güçlü, başarılı, kimseye ihtiyacı olmadığını ısrarla söyleyen kadınlara kızıyorum. Çünkü sizi bu havalara getiren, sizlerin bu kadar şişmesine sebep olan da benim azgın, kudurmuş, gözü dönmüş ve tek amacı cinsellik olan hemcinslerim. Ve bu yüzden bu tarz kadınların sinir bozucu olduğunu düşünüyorum. Bir şeyler için sürekli çabalamak zorunda olan, sürekli uğraşan ve emek harcayan, kendi ayaklarının üstünde durmaya çabalayan diğer tüm kadınlar ise baş tacıdır. Her zaman da öyle olacak.
Kitaptan devam ettiğimizde, kadınların erkeklerle olan iletişimleri ve ilişkileri üzerine tespitlerini görmek de mümkün. Bunlardan bir tanesi de ‘Muhtaçlık’ algısı üzerine. Hatta bunu erkeklerin kadınlara karşı yaptığı en büyük hata olarak görebiliriz. Ama ben bunu kadınların da erkeklere karşı yaptığı büyük hatalardan biri olarak söylemek istiyorum. Eğer birine gerçekten ihtiyacınız varsa, bunda bir sorun yok. Eğer bu ihtiyacınız muhtaçlık halini alırsa ve bunu belli ederseniz ne olursa olsun hor görülürsünüz. Ayrıyeten, kadınların bu durumu daha iyi sezdiklerini de ekliyor yazar. Ne diyelim, kim kimi kullanıyorsa kim kimi üzüyorsa, kim kime karşı sebepsiz yere düşmanlık besliyorsa bu durum gelsin onları bulsun, biraz da iyiler mutlu olsun. Güzel dua ettik. Başkaları için beddua olabilir.
Ayrıca şu bir gerçek ki, kadınlar saygı duyacakları bir erkek isterler. Pısırık, sessiz, korkak, her şeyden çekinen bir erkeği hiçbir kadın istemez. Özellikle sosyal medyada gösterilen, kadınlarından korkan eğlenceli erkek videolarındaki gibi bir hayattan bahsetmiyorum. En azından benim tanıdığım tüm kadınlar, yanlarındaki erkeğin saygı duyulan biri olmasını tercih ediyorlar. Kimsenin saygı duymadığı, önemsemediği, görünmez bir adamı kimse istemiyor. Çünkü gerçek hayat bu. Ve ezik karakterde bir insanla hayat asla geçmez.
Ayrıca son bir dipnot olarak bekleyelim. Bunu çevremde de görüyorum. Kimse sizi beklemez. Yani birine karşı duygularınız varsa, bunu o anda ifade etmeniz gerekiyor. Kesin bir biçimde. Senelerce beklemek, kendini hazırlamak falan bunlar tamamen bomboş saçmalıklardan ibaret. Birine karşı bir hissiniz varsa en doğrusu bunu söylemek. Düşünsenize birini tam 5 yıl bekliyorsunuz. 5 koca sene. Neye yaradı. Hatta o kişinin haberi bile yok. Haberi varsa zaten sizi bir yerde kullanır. Kadınlar, özellikle bunu size söylüyorum. Kendinizi kullandırmayın. Farkında değilsiniz ama çevrenizdeki pek çok insan sizi kullanıyor. Hemcinslerime gelecek olursak, bir şeyleri içinizde tutmayın, siz dışınıza çıkarana kadar başkası tutup götürüyor. Ben bu tarz konularda pasif insan gerçekten sevmiyorum. Bu yüzden biraz sert çıkışmış olabilirim ama durum bundan ibaret.
İncelemeler:
#49907078#296615783
Okumalar:
Her Şey Boktan - Umut Hakkında Bir Kitap
Modeller - Dürüstlük Sayesinde Kadınları Kendine Çekmek
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı
Hepimize iyi okumalar dilerim..
ModellerMark Manson · Butik Yayıncılık · 202143 okunma