Bazı kitaplar vardır, tam da yılın o zamanında okunmak ister. Bir Noel Şarkısı benim için öyleydi. Ancak okurken fark ettim ki, sadece noel zamanı ile sınırlı olmayan bir yapıt. Daha çok insanın kendine dönüp bakması için yazılmış kısa ama yoğun bir metin.
Dickens bu hikâyede bize büyük olaylar anlatmıyor aslında. Daha çok küçük ama çok tanıdık duygularla ilerliyor: pişmanlık, yalnızlık, geç kalmışlık hissi…
Scrooge karakteri ilk başta mesafeli duruyor. Sert, soğuk ve kapalı. Ama sayfalar ilerledikçe onun kötülükten çok yorgunluk taşıdığını fark ediyorsun.
Geçmiş, şimdi ve gelecek bölümleri, kitabın en çarpıcı yeri. Scrooge'a görünen hayaletler üzerinden bu bölümler ilerlerken hem tebessüm ettiriyor hem de düşündürüyor. Özellikle geçmişe dönüşler, insana sessizce şunu hatırlatıyor: “Ne zaman böyle olduk?”
Kitabın en sevdiğim yanı, umudu çok sakin bir yerden anlatması. Büyük dönüşler, ani mucizeler yok. Küçük bir fark edişin bile bir insanı değiştirebileceğini söylüyor. Başkasını gerçekten görmek, biraz yumuşamak, biraz durmak gibi…
Charles Dickens ile tanışmak için gerçekten harika bir yapıttı. Kısa sayfa sayısı ve içine çeken konusuyla bir solukta okuyabileceğinizi söyleyebilirim.
Kitapla ve sevgiyle kalın...