·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Şubat 2026 09:14 Ana karakter Martha’nın yaşadıklarını şu an çok iyi anlayabilmemi sağlayan bir dönemden geçmiştim. Hayatın tüm zorluklarının bir ben farkındaymışım gibi, bunca kalabalığın içinde yalnızmışım gibi, istemeden yaptığım negatif davranışlara engel olamazmışım gibi, kötüymüşüm yetersizmişim ve hiçbir şey geçmeyecekmiş gibi. Oysa fark ettim ki kendimi bu hislere kaptırmışım, normalimin bu olduğunu sanmışım. Bu sıkışmışlık konfor alanıma dönüşmüş. Gerçek olmadığının farkındaydım üstelik ama bu farkındalık bir şey değiştirmeye yetmiyordu. Ama ben de Martha kadar şanslıydım, sevdiklerim hep benimleydi.
Martha’nın içinde verdiği savaş, aslında gençliğinden kırklı yaşlarına kadar uzunca bir zaman dilimine ait. Şüpheciliği, kıskançlığı, umutsuzluğu bu süreçte karşımıza çıkan hisler. Defalarca doktora gitmesine rağmen yanlış tanı almanın yarattığı belirsizliği de eklersek tüm bunların yansımalarını da işinde, ilişkilerinde görebiliyoruz. Yaşayan için ne kadar zorsa onu seven insanlar için de oldukça yıpratıcı bir süreç bu aslında. Marthanın kardeşini de çok sevdim. Ben de kız kardeşime böyle sıkı sıkı bağlıyım çünkü. Ve onun varlığı, desteği dünyalara bedel.
İlk başta hikayeye adapte olmakta biraz zorlandım ama sayfalar ilerledikçe nasıl olduğunu fark edemeden ardında bana bir hüzün bırakarak bitti. Sanki bir zamanlar kendimi okudum. İnsana dokunan hikayeleri anlatmak için süslü cümleler olmasa da olurmuş.