Kitap daha ilk cümlesinden size içeriğinde ilgili, vermek istediği mesajla ilgili bilgi veriyor aslında. "Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir." Edebiyat tarihinin en ikonik giriş cümlesine sahip romanı olan Anna karenina, tolstoyun savaş ve barış ile beraber en büyük yapitlari olarak kabul edilir. Ayrıca bir çok eleştirmen bu romanı dünyanın en iyi romanı olarak belirtir. Karakterlerin duygu analizlerini inanılmaz bir seviyeye çıkarmış yazar. Kitabı okurken sanki okumuyor da içinde yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. 3 hafta gibi kısa bir sürede bitirdim bu kitabi ve bende şimdiye kadar okuduğum en iyi kitaptı diyebilirim. Tolstoyun psikanaliz ve sosyoloji alanında kendini ne kadar geliştirdiği ve bu romanda da bize ne kadar iyi anlattığını oldukça iyi bir şekilde anlayabiliyoruz. Ayrıca kitabi okurken her karakterden de içimden biseyler bulduğumu söyleyebilirim. Betimlemeler bazı yerlerde biraz fazla kaçmış olsa da kitabın anlasilirligina pek Bi etkisi olduğunu düşünmüyorum. Başta basit bir aşk romanı gibi görünen bu yapıt aslında alie yapısını ve günlük yaşamdaki yerini Bizlere oldukça açık bir şekilde aktarıyor. Kitabi okuduktan sonra benden kitap tavsiyesi isteyen herkese bu kitabı tavsiye etmekten asla yılmayacağımı düşünüyorum. Tabi bu kitabibu derece iyi anlayıp sindirmemde daha önceden yazarın diğer kitaplarını okumamda etkili oldu. Eğer tostoyun ilk okuduğum kitabi bu olsaydı yine bu derece iyi anlayabilir miydim emin değilim. Yani sizde okuyacaksanız eğer daha önceden diğer kitaplarını okuyarak yazarın diline alışırsınız ve daha kolay anlarsınız.