10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
Bozkırın rüzgârı yüzünüze çarpıyor, keven kokusu burnunuza doluyor ve daha ilk sayfalarda kendinizi taşın üstünde oturan Hasan’ın yanında buluyorsunuz… çocukluğun izlerini, bozkırın sertliğini ve insanın içindeki gitme isteğini aynı potada eriten güçlü bir anlatı. Hasan Sever, diliyle adeta bir tablo çiziyor; rüzgârı, ateşi, armudun ekşi tadını bile hissediyorsunuz. Romanda geçmişle gelecek iç içe. Dervişler, çobanlar, asker dönüşü gençler… Hepsi değişen çağın eşiğinde. Özellikle Mam Hasan ile Hasan arasındaki diyaloglar; hem sıcak hem bilgece hem de iç burkan. Ve o cümle… Nazım Hikmet’e yapılan gönderme, bozkırın ortasında bile insanın dünyaya dair umudunu diri tutabileceğini hatırlatıyor. Bu kitap; Yavaş ama derin ilerleyen, Mekânı karakter kadar güçlü olan, Anadolu’nun rüzgârını satırlarda hissettiren eserleri sevenler için. Okurken anladım ki bazı hikâyeler bağırmaz; rüzgâr gibi eser, içinize işler.
Çocukluğun GölgesiHasan Sever · Ayrıntı Yayınları · 20248 okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.