AYŞE BAYRAKTAR ÇAKIR

AYŞE BAYRAKTAR ÇAKIR
@AyseBayraktarCakir
200 okur puanı
Kasım 2024 tarihinde katıldı
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 141. kitabı
Bugün sizlere sevgili yazar Oya Mumcuoğlu kaleminden çıkan Atlasın Kızları ile geldim. Bu kitap benim için sadece kadın seyyahların anlatıldığı bir eser değil; tarihin gölgelerinde bırakılmış cesur kadınların izini süren ilham verici bir yolculuk oldu. Yıllardır bize keşiflerin, büyük yolculukların ve maceraların hep erkeklere ait olduğu anlatıldı. Oysa bu kitap gösteriyor ki kadınlar da yüzyıllar boyunca hayallerinin peşinden gitmek için büyük mücadeleler vermiş. Kimi erkek kılığına girerek gemilere binmiş, kimi tek başına bilinmeyen coğrafyalara yolculuk etmiş, kimi ise toplumun tüm baskılarına rağmen özgürlüğünden vazgeçmemiş. Kitapta en çok etkilendiğim isimlerden biri Jeanne Baret oldu. Erkek kılığına girerek dünya turuna çıkan ilk kadın olması gerçekten hayranlık uyandırıcıydı. Catalina De Erauso’nun sıra dışı hayatı, Isabella Bird’ün keşif tutkusu, Alexandra David-Néel’in Tibet yolculuğu ve Freya Stark’ın Anadolu üzerine yaptığı çalışmalar ise kitabı daha da etkileyici hale getiriyor. Her bölümde farklı bir kadının hikâyesini okurken hem şaşırıyor hem de o dönemin şartlarını düşündükçe hayran kalıyorsunuz. Üstelik yazarın dili oldukça sade ve akıcı olduğu için tarihi bilgiler yoğun olmasına rağmen kitap hiç sıkmıyor. Atlasın Kızları; cesaret, özgürlük ve hayallerinin peşinden gitmek üzerine çok güçlü bir eser olmuş. Kadın tarihi, biyografi ve keşif hikâyeleri okumayı sevenlerin mutlaka şans vermesi gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. “Bazı kadınlar bavullarına sadece eşyalarını değil, cesaretlerini de koyup yola çıktı…”
Atlasın KızlarıOya Mumcuoğlu · Ceres Yayınları · 20257 okunma
Reklam
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 141. kitabı
Oya Mumcuoğlu
9.2/10 · 7 okunma
10/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2026 140. kitabı
Ya zaman düz bir çizgi değil de, kendi kuyruğunu yutan acımasız bir sarmalsa?” Bazı kitaplar sadece hikâye anlatır, bazıları ise zihninizin içinde uzun süre yankılanır… Çıban tam olarak ikinci grupta yer alıyor. Furkan Emre Aynur, teknolojiyle kusursuzlaşmaya çalışan modern dünyanın aslında insan ruhunu nasıl çürüttüğünü çarpıcı bir şekilde anlatmış. Güvenlikli siteler, plazalar, yapay zekâlar, kusursuz sistemler… Ama içeride büyüyen görünmez bir “çıban” var. Serdar karakteri; zekâsı, kibri ve yalnızlığıyla beni en çok etkileyen karakterlerden biri oldu. Özellikle geçmiş ile geleceğin çatışması, Luvi medeniyetiyle bağlantılı gizemler ve psikolojik kırılmalar hikâyeyi çok daha derin bir hale getiriyor. Kitap boyunca şu hissi sürekli yaşadım: “İnsanlık gerçekten ilerliyor mu, yoksa sadece daha şık bir şekilde mi çöküyor?” Karakterlerin gri olması, kimsenin tamamen iyi ya da kötü olmaması kitabı daha gerçek hissettirdi. Ayruk’un adalet savaşı, Ezgi’nin mantıklı duruşu ve Serdar’ın kendi zihninde giderek kayboluşu etkileyiciydi. Bilimkurgu, distopya, psikolojik gerilim ve toplumsal eleştiriyi bir arada okumayı seviyorsanız Çıban tam size göre olabilir. Bazı yaralar görünmezdir… Ve bazen en büyük çürüme insanın içinde başlar.
ÇıbanFurkan Emre Aynur · Tilki Kitap · 202673 okunma
10/10
·179 syf.··
Beğendi
·
2026 139. kitabı
“Aile” bazen aynı soyadı taşımak değil, aynı yarayı birlikte sarmaktır… Kaan Koç’un kaleminden çıkan O Benim Abim, sadece bir macera ya da polisiye değil; aidiyetin, kardeşliğin ve seçilmiş ailenin hikâyesi. Daha ilk sayfalardan itibaren Bodrum’un sıcak ama sert sokaklarında kendinizi Kaan, Görkem, Eren ve Olgu’nun yanında yürürken buluyorsunuz. 12 yaşındaki Olgu’nun yaşadığı acılar insanın içine dokunuyor. Ama onu asıl özel yapan şey; hayatın tüm karanlığına rağmen sevgiyi kaybetmemesi… Kaan ve ekibinin ona sahip çıkışı ise kitabın en güçlü yanıydı benim için. Kan bağı olmadan kurulan o bağlar o kadar gerçek ve sıcaktı ki okurken kendimi onların evinde oturuyormuş gibi hissettim. Kitap boyunca tempo hiç düşmüyor. Define arayışı, sırlar, hesaplaşmalar ve zekice planlar derken sayfalar su gibi akıyor. Ama bütün aksiyonun arasında bile kitabın kalbinde hep aynı şey var: korumak, sahip çıkmak ve “yalnız değilsin” diyebilmek… Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Betimlemeler uzun uzun anlatılmadan, doğrudan olayın içine giriyorsunuz. Bu da kitabı tek solukta okunur hâle getiriyor. Benim için bu kitap: Kardeşlik Sadakat Dayanışma Ve sevginin iyileştirici gücü oldu.
O Benim AbimKaan Koç · Kent Kitap · 202657 okunma