İttihat ve Terakki... Ve tabiiki üç paşalar; Enver, Cemal, Talat... Tarihimizin en tartışmalı isimleri bunlar. Kimine göre memleketi felakete sürüklediler, kimilerine göre onlar olmasaydı Mustafa Kemal de tarih sahnesine çıkamazdı. Bunlara ilaveten Ahmet Ümit in harika polisiyeciliği. Bu kitap bunların tam ve harika bir karışımıdır desem kesinlikle tam tarifini yapmış olurum kitabın.
Ahmet Ümit, Osmanlı nin en buhranlı zamanları ile genç Cumhuriyet in ilk yıllarını harika bir kurgu ile aktarıyor bizlere. 1906 dan 1926 ya kadar olan süreci Şehsuvar Sami isimli eski bir ittihatçının gözünden anlatıyor bizlere. İçinde aşk, hafiyelik, ihanet, polisiye ve vatan kavramları bulunan bu tarihi polisiye harika bir iş olmuş. Okurken sonraki sayfalarda neler olacağını aşırı merak ediyorsunuz. Ahmet Ümit in kurguladığı karakterler hariç, romanda geçen bütün kişi ve olayların gerçek olması romanı ayrı bir yere koyuyor okuyucu gözünde.
Roman oldukça emek vererek yazılmış, dönemin Osmanlısinin içinde bulunduğu ahval, halkın ve sosyetetenin durumu, payitahtin içinde gerçekleşen fırtınalar hatta Abdülhamid bile muhteşem anlatılmış. 1926 da Agatha Christie Pera Palas otelinde kalmıştı o bile gözden kacirilmamis ve ufak bir selam çakılmış o efsane yazara.
Ahmet Ümit bana göre bu toprakların yetiştirdiği en büyük değerlerden biri. Dünya polisiye yazarları arasında kesinlikle ilk on da yeri var, olmalı. Hatta bana göre Ahmet Ümit edebiyatı güçlü başka bir ülkenin yazarı olsaydı çoktan Nobel bile alırdı. Tarihe, polisiyeye ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap Elveda Güzel Vatanım kalemine sağlık iyi ki varsın Ahmet Ümit