6/10
·344 syf.··
2026 2. kitabı
Olay örgüsünün bazı kişiler tarafından anlaşılmamasının sebebi çok fazla imgesel anlatım ve dikkat edilmesi gereken ayrıntılar içermesi. Açıkçası kitabın bir kısmını okuduktan sonra başka bir kitaba geçtim (normalde ödünç aldığım bir kitap yoksa asla yapmam) ve Tavşan'ı bitirmem 8 ayı buldu. Haliyle ayrıntıları unuttum ve artık bitsin kafasıyla okumaya başladım. Yani eğer henüz kitaba başlamadıysanız ve bu incelemeyi okuyorsanız benim yaptığım hatayı yapmayın, tane tane okuyun. Bitirdikten sonra internette kitapla ilgili beni aydınlatan bilgiler okudum ve mantıklı olabilecek birkaç teoriyle birlikte burada paylaşmak istedim. !! 𝗕𝗨𝗥𝗔𝗗𝗔𝗡 𝗦𝗢𝗡𝗥𝗔𝗦𝗜 𝗦𝗣𝗢𝗜𝗟𝗘𝗥 𝗜𝗖𝗘𝗥𝗜𝗥 !! Ana karakterimiz Samantha, New England'daki Warren adlı seçkin bir sanat okuluna gider. Tamamen kızlardan oluşan sınıfında dışlanır. Sınıfında kendilerine Tavşanlar diyen dört kişilik bir kız grubu vardır. Samantha onlardan nefret eder ve Aslan ismini verdiği öğretmeniyle yaşadığı kalp kırıklığından sonra beyaz bir kuğudan Ava adında bir arkadaş yaratır, ancak onun gerçek bir insan olduğunu düşünür. Sınıf arkadaşları olan Tavşanlar, Samantha'nın da onlar gibi hayvandan insan yarattığını fark edip onu tarikatlarına davet ederler. Onu tarikatlarına katmak için beynini yıkamaya çalışırlar. Sonunda Samantha, ritüellerine katılır. Samantha'nın büyük yeteneğini bilen Tavşanlar (Samantha aslında Tavşanlar'ın aksine "kusurlu tavşan adamlar" yerine tamamen işlevsel insanlar yaratabiliyor), bir kez olsun ritüeli yönetmesine izin verirler. Kullanmasına izin verdikleri tavşan, insana dönüşmeden kaçar ve Samantha yanlışlıkla bir geyikten Max isimli bir adam yaratır. Max, Ava ile bir ilişkiye girer. Sonra Samantha'nın Tavşanlardan nefret ettiğini bildiğinden onları birbirine düşürür. Bunu fark eden Tavşanlar Ava'yı öldürmeye karar verir. Samantha, Ava'yı bıçaklanmış, bir kuğuya dönüşmüş halde bulur ve Ava'nın kendi yarattığı biri olduğunu anlar. Samantha ve Max Tavşanları ağır yaralayarak intikam alır. Max de tekrar geyiğe dönüşür. Dikkat ederseniz kitapta Samantha hiçbir yere ait hissetmiyor, üzgün ve umutsuz hissettiğinde Ava'yı, öfkeli hissettiğinde de Max'i yaratıyor. Burada da devreye diğer teoriler giriyor: • Samantha beyaz bir kuğudan esinlenerek Ava adında hayalî bir arkadaş yaratır. Ava sadece Samantha'nın zihninde yaşar, başka kimsenin onu göremez. Ancak Samantha Ava'yı kendisinin yarattığının farkında değildir, onun gerçek bir insan olduğunu düşünür. Neden Jonah'ya bir kitabı kaybettiğini söylüyor? Neden Ava'yı aradığını belirtmiyor? Başka biri bunu açıkça söyleyebilirdi. (Ben Samantha'nın şizofren olduğunu düşünüyorum ancak olmadığını söyleyen birkaç yorum okudum, düşüncelerinizi yazabilirsiniz) • Romanın tamamı şizofren bir kadının zihninden anlatılıyor. Tavşanların Samantha'ya sürekli verdikleri ilaçlar Ava'yı ve tüm hayal gücünü yok ediyor. Ve Samantha ilaçlarını bıraktıktan sonra sonunda yazıyor. Bizim okuduğumuz kitabı ( Tavşan ) o yazıyor. Ava'dan ve Tavşanlardan bahsediyor, yazarlık atölyelerini tavşan patlatma törenlerine dönüştürüyor. Yazmayı bitirdikten sonra insanları gerçekten oldukları gibi görmeye başlıyor. • Kızlar tavşan erkek yaratmaya çalışmıyorlardı. Gerçekten karakter yazıyorlardı. Samantha'nın hayal gücüyle "Ava"yı yarattığını gördüler ve onu kendi yazılarına karakter yaratmalarına yardımcı olması için kullandılar, ancak Samantha akıl hastalığı çektiği için "melez"lerin gerçek yaratımlar olduğunu düşündü. Çünkü hatırlarsanız, kızlar Samantha'ya sürekli "Hayal gücün çok uçuk. Biz senin kadar uçuk değiliz." gibi şeyler söylüyorlardı. • Samantha akıl hastanesine yatırılmadan önce bir sanatçıydı veya bir programa katılmıştı ve hâlâ orada olduğuna inanıyor. Samantha aslında bir akıl hastanesinde. Yazarlık atölyeleri ise grup terapisi. Dengesiz komşuları akıl hastanesindeki diğer insanlar. Jonah'nın hayvanlarla da konuştuğunu söylemesi, etrafındaki herkesin de biraz dengesiz olduğunun bir göstergesiydi. Tavşanlar ise ona ilaç veren hemşireler. • Kitabın sonunda Samantha, Jonah'ya "benimle gelebilirsin," diyor. Sonra başını çamura doğru eğiyor ve Jonah yerine çamur cevap veriyor. Jonah'ın gerçek olmadığını varsayarsak, Samantha'nın akıl hastalığından kurtulma arzusunu temsil ediyor olabilir. Jonah sürekli yazıyor, ki bu Samantha'nın yapabilmek istediği bir şey. Jonah bazen kendi akıl sağlığı sorunlarını, örneğin bağımlılığı hakkında açık sözlü oluyor, bu da Samantha'nın yaşadığı çöküş hakkında konuşamamasının tam tersi. Kitabın başında Jonah olumlu bir şekilde tanımlanırken, Samantha onu sürekli geçiştiriyor ve biraz sinir bozucu buluyordu. Ancak sonunda, onu nihayet bir arkadaş olarak kabul edip evine davet ediyor. Yani kitabın başında aslında tıbbi yardıma ihtiyacı olduğunu biliyordu ama bunu sürekli erteliyordu. Jonah’a karşı daha sıcak davranmaya başladıkça iyileşme fikrine de yaklaştı. Belki de sonunda halüsinasyonlarını kabul etti. Bu teorilerin çoğunu internette okuduğum yorumlardan yola çıkarak size yardımcı olabilir diye yazdım. Benim fikrime gelecek olursak bence gerçek olayların yaşandığı kısım çok sonraya atılmış ve başlangıç kısmı çok uzun tutulmuş. Başta ne okuduğum hakkında hiçbir fikrim yoktu. Çeviri konusunda bir sıkıntı yok ancak orijinal dilinde okumak daha anlaşılır olabilirdi diye düşünüyorum, bazı cümleleri okurken cümleyi İngilizce bir şekilde düşündüğümde daha iyi anladım. Bazı kısmlar sanki sarhoşken yazılmış gibiydi. Bunun dışında gayet iyiydi. Korku romanı finalisti olmuş ama korku değildi bence. Ne olduğundan emin değilim ama korku değil.
Duygu ve Düşünce
TavşanMona Awad · İthaki Yayınları · 2024749 okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.