Geber Aşkım, yeni doğum yapmış bir kadının zihninin içinden anlatılan, huzursuz edici bir roman. Hikaye şehirden uzak bir evde geçiyor. Kadın, eşi ve bebeğiyle birlikte ama bu birliktelik ona güven değil, sıkışmışlık hissettiriyor.
Roman boyunca büyük olaylar yaşanmıyor. Günlük hayat telaşı,ağlayan bir bebek, mesafeli bir eş, tekrar eden günler… Ama asıl fırtına kadının içinde kopuyor. Okurken sürekli şunu sorguluyorsunuz Bu yaşananlar gerçekten oluyor mu, yoksa onun zihninin içinden mi geçiyor?
Burada anlatılanı sadece loğusalıkla açıklamak bana fazla basit geliyor. Evet, doğum sonrası dönem zaten başlı başına sarsıcı bir süreç. Uykusuzluk, bedensel değişim, sürekli eleştirilmek, ne yaparsan yap eksik görülmek, yalnız bırakılmak ya da sürekli müdahale edilmek… Günümüzde birçok kadın bu dönemi ciddi bir psikolojik yük altında geçiriyor. Anlaşılmamak, destek görmemek ve “annelik kutsaldır” baskısıyla susmak zorunda kalmak gerçekten yıpratıcı.
Ama romandaki kadının yaşadığı şey sanki bundan da ağır. Bu, sadece hormonal bir dalgalanma ya da geçici bir çöküş gibi durmuyor. Daha derin, daha eski, belki çocukluktan taşınan bir kırılma hissi var. Zihni yer yer gerçeklikle bağını inceltiyor, hatta koparma noktasına getiriyor. Okurken insanın aklına daha ciddi bir ruhsal dağılma ihtimali geliyor. Bu yüzden kitap, sıradan bir doğum sonrası depresyon anlatısından çok daha sert ve karanlık bir yerde duruyor.
Kitap anneliği idealize etmiyor. Tam tersine, anneliğin bir kadının bireyselliğini nasıl gölgeleyebileceğini gösteriyor. Kadın hem anne, hem eş, hem de kendi olmak arasında sıkışıyor. Ve en sarsıcı tarafı şu İhtiyaç duyulmadığını hissetmek. Hayatın, sen olmasan da devam edeceğini fark etmek.
Benim için kolay bir okuma olmadı. Zorlandım, yer yer uzaklaştım ama metnin dürüstlüğünü inkar edemedim.
Kitabı bitirdikten sonra filmini de izledim. Açıkçası film bende aynı etkiyi yaratmadı. Kitaptaki o iç ses, o zihinsel dağılma ve o boğucu atmosfer filmde yeterince geçmedi bana. Romanda her şey daha yoğun, daha keskin, daha rahatsız ediciydi.
#geberaşkım #diemylove #ArianaHarwicz #tersinekitap