Kitapla yolumun keşişmesi sinestezi kavramı üzerine kafa yorduğum zamanlarda olmuştu. Sinestezi nedir bir süper güç mü, hastalık mı ya da toplumun "normal" kavramının dışında olmanıza sebep veren bir anomali mi düşündüğüm zamanlar, kütüphaneme eklediğim bir kitaptı. Okumak bu zamana nasip oldu.
Yazar Jasper isimli otizmli bir karakteri sinestezisi ile ele alarak onun dünyasından bir hikayeyi anlatmaya çalıştık. Otizm kelimesini kitapta cok az geçiyor. Yazarın otizmlilerin dünyayı farklı görüyorlar şeklindeki subliminal anlatısını çok takdir ettim. Jasper da sesleri renklerle belirliyor. Bu şekilde ifade ediyor. Küçük kısımlarda anlıyoruz ki annesi de sinestezik imiş. Ama otizmine dair bir ifade yok. Anlaşılan o ki yazar otizm, sinestezi, genetik geçişler, resim...v.s konularda oldukça araştırmış.
Jasperın dünyasını birebir yansıtmak için bir anda onun dünyasına dalmamız oldukça karmaşa içinde kalmamıza sebep oluyor ama bence yazar burada amacına ulaşmış. Biz Jasperın dünyasına girince karmaşa içindeyiz, o da bizlerinkin de. Bence anlayana acayip bir empati mesajı var. Bunu takdir etsem de hikaye hem Jasperın dünyasında geçerken bir de üstüne biri geçmişten, biri gelecekten bir ileri bir geri anlatım şeması olunca işler oldukça karmaşıklaşıyor. Bir yerden sonra aşırı kullanılmış renkler, ileri geri gidişler bir de üzerine Jasper'ın yüz körlüğü eklenince işler iyice zorlaşıyor.
Kitabın yükselme ve merak unsuru da biraz ilerleyen sayfalarda olunca akması zor olabiliyor ama o andan sonra akıp gidiyor.
Kitabın hem rahatsız edici hem başarılı yönü Jasper'ın devamlı istismar olma ihtimalinden rahatsız oluyorsunuz. Bazen babası avutmaya çalışıyor, bee daima ama daima her saniye manipüle ediyor. Ki papağan sevgisinden faydalanıp onu ulak yapması zaten bir çeşit istismar. yüz körlüğünü bilenler bundan faydalanıyor. İşin sonu da rahatsız edici. O kadar rahatsız edici bir gerçeklikle yazılmış ve amac da bu sanırım. Ve saşmayan bir gerçeğe bağlanmış hikaye. " İstismarcılar da çocukken istismar kurbanıdır" ama bu kısımlar ciddi rahatsız edici. Bu da gayet gerçekçi ve iyi yansıtıldığını düşünüyor.
Güzel bir polisiye ama polis yok. Jasper ve renkleri çözüyor bilmeceyi. Yazar bence polisiye yazmaya çalışmamış. Farklı bireyler, toplumdaki durumları, farklı dünyalara ışık tutmaya çalışıp hikayeyi sinestezi ve çocuk istismarı gerçeği ile harmanlamış.
Benim için etkileyiciydi. Sinesteziyi merak ederken kendimi toplumda ötekileştirilen bireylerin dünyasında bulma şansım oldu. Bence bu duyarlılıkla okuyun ve siz de Jasperın dünyasında kendinize 3-4 saat ayırın.