·240 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Şubat 2026 22:30 1907 yılında, Macaristan’ın kenar mahallelerinden birinde yaşayan ve aynı okula giden bir grup çocuktu onlar.
Her biri kendine has özellikleriyle bir araya gelen ve kendilerine Pal Sokağı Çocukları adını veren bu grubun lideri, cesareti ve dürüstlüğüyle hepsinin güvenini kazanmış Jonas Boka’ydı. Her gün okul çıkışı Arsa adını verdikleri yerde oynuyorlar ve birlikte vakit geçiriyorlardı. Kolnay, Barnabas, Csónakos, Richter, Geréb, Nemescek, Csele, Weisz, grubun diğer üyeleriydi. Grupta herkesin bir görevi, rütbesi yani, bir yeri vardı. Sadece, grubun en küçüğü, en sarışını olan Nemescek, rütbesiz bir erdi. Bu nedenle de, ne kadar ayak işi varsa hepsini, O’na yaptırırlardı. Kendi içlerinde bir de Macun Dernegi kurmuşlardı. Dernek de, kendine has bir hiyerarşi ve kurallarla sürdürüyordu faaliyetlerini. Yaptıkları her şey, küçük bir devletin işleyişi gibiydi kısacası: organize ve sistematik bir düzen kurmuşlardı.
Okul, Arsa, ev rutininde devam eden hayatları, başlarında Feri Ats’ın bulunduğu Kızıl Gömlekliler’in, Arsalarına el koymak için Pal Sokağı Çocukları’na savaş açmasıyla değişti. Buna bir de içlerinden birinin ihaneti eklenince, farklı bir hareketlilik geldi yaşamlarına. Arsa, kurdukları küçük dünyanın merkezi gibiydi. Onlar için çok önemliydi anlayacağınız. Bunun için de, vatan savunması yapacakmış gibi planlar hazırlayıp tüm tarafların uyacağı kurallar belirlemişlerdi. Kızıl Gömlekliler için bu bir prestij savaşıyken, Pal Sokağı Çocukları içinde vatan savunması gibiydi çünkü. İki taraf da, genel tabirle, yazılı olmayan bir racona göre hareket ediyordu. Siperler, stratejiler, kurallar, silahlar, bayraklar, her şey hazırdı. Feri Ats ve Boka, ordularının başındaki iki rakip general gibi her şeyi kontrol altında tutuyorlardı. Savaş zamanı gelince askerler aynen planladıkları şekilde savaştılar ve canlarını dişlerine takarak çok mücadele ettiler. Zafere aynı uzaklıkta gibi görünüyorlardı sona yaklaştıklarında. Ama, ummadıkları bir hamle, beklemedikleri bir hareket, savaşın tüm kaderini değiştirdi. Ve savaş bitti. Bu mücadelenin hayatlarında oluşturduğu değişim, o anda anlamasalar da, oldukça büyüktü aslında. Hayatın bazı acı gercekleriyle de, erken yaşta tanışacaklardı.
Çocukluğumda en sevdiğim kitaplardan biriydi Pal Sokağı Çocukları. En az iki kez okumuştum. Bu yaşımda sadece çok sevdiğimi hatırladığım bu kitaba, heyecanla başladım. Ve anladım ki, kitaptaki çocukların masumiyetinden, sevdikleri için mücadele ederken, şimdiki zamanda pek çok yetişkinin bile yapamadığı, onurlu ve dürüst mücadeleden hoşlanmışım ben. Belki de kendi hayatımdan parçalar, benzer duygular bulduğum için etkilenmişim. Bugünkü yaşam tecrübemle okuduğumda da, cesaretin, özverinin, kendini bir şeylere adamanın ve aidiyet hissinin çocuklar üzerinden bu kadar güzel ve duygusal bir şekilde anlatıldığı bu kitabı, yine yogun duygularla okudum ve çok sevdim. Çocukluğumun güzel bir bölümünü hatırlatması da cabasıydı. Bu nedenle de, 12 yaş ve üstü tüm okurlara bu kitabı tavsiye ediyor, keyifli okumalar diliyorum herkese.
Kitaplarla kalın.
(alıntı)
“Nemescek’i kimse asla kimse dikkate almazdı. Hesaba alınmasına gerek kalmazdı. Tıpkı aritmetikteki 1 rakamı gibiydi! Çarpsan da, bölsen de söz konusu işlemde durumu değiştirmezdi. Kimse ona ilgi göstermezdi.”
“ İnsan bazen küçüktür ama kalbi bir devinkinden büyük olabilir.”