Puan vermedi·286 syf.····Okunma: 09 Şubat 2026 00:00 Gülseren Budayıcıoğlu- Günahın üç rengi
Bir çoğumuzun hayatına ‘ Kırmızı Oda ‘ dizisiyle giren Gülseren budayıcıoğlu’nun okuduğum 2. Eseriyle geldim bu defa. Diziden konuya az çok vakıf olduğum için kitabı okumayı bir süreliğine ertelemiştim artık vaktiydi ve #okudumbitti serisine çoktan eklendi bile.
Üç ayrı hikayeden oluşan eserde ilk olarak ‘fahişeliğin rengi kırmızı ‘ başlığı altında, ana karakterimiz Meliha’nın hayat hikayesini okuyoruz. Üç ayrı kuşaktan gelen fahişeliği anlatıyor ve okurken beni çok etkiledi, böyle bir hayat nasıl yaşanır diye düşünmeden edemedim . Beş kardeşin bir başına sahipsiz kalmış olması küçücük yaşta onca acıyı , çaresizliği kucaklaması beni derinden etkiledi. Bazen kader dediğimiz şey aslında iyileştirilemeyen yaraların kuşaktan kuşağa aktarılması oluyor , insanın hiç seçme şansı olmadan sürüklendiği bir yol , bi uçurum ..
ikinci hikayede ise ‘ eşcinselliğin rengi gri ‘ yani Şevket ağanın hayat hikayesini okuyoruz. Şevket ağa dışardan bakıldığında otoriter sahibi , herkese sözünü geçiren baskın bir karakter tam bir ‘ağa’ figürü. Ancak hikayenin içine girdikçe kendi çocukluğunda bastırılmış duygularından ve suçluluk duygusundan beslendiğini görürüz. Çocukluk ve gençlik döneminde yaşadığı olaylar ona kadınlara karşı bir duvar örmesini sağlıyor ve baskıyı, otoriteyi güç göstergesi olarak algılıyor.
Üçüncü hikaye de ise ‘ mazoşizmin rengi siyah ‘ Salihin hikayesini okuyoruz . İnsanın bilinçli ya da bilinçsiz şekilde acıyı seçmesini, kendini cezalandırır gibi yaşamasını anlatıyor. Mazoşizmi fiziksel acı olarak görme değil . Kendini değersiz görme, hep zarar veren ilişkileri seçme, mutluluğu hak etmediğini düşünme ve içten içe kendini cezalandırma hali olarak karşımıza çıkıyor .
Karakterleri tanıdıktan ve hikayelerini okuduktan sonra okuduğumuz bölüm ise meliha’nın kızı melek yani hayat’ın gelmesi ve neredeyse herkesin birbirine bağlanmış zincirler misali hayatlar içinde olduğunu gördüğümüz ilginç ve beni şoke eden bir bölümdü doğrusu .
Yazarımızın kalemi sade ama güçlü , akıcı ama derin . Diğer eserlerinide okumak için sabırsızlanıyorum ben çok sevdim ve seviyorum yazarımızın kalemini bu eserini de çok severek okudum . Mutlaka eklemelisiniz okuma listenize .