Puan vermedi·264 syf.····Okunma: 15 Şubat 2026 07:01 Herkese merhaba
Başta şunu söyleyeyim: Bu kitap öyle “hadi okuyayım da kafam dağılsın” tarzı bir kitap değil. Daha ilk sayfalarda dili sert geliyor insana ama sonra fark ediyorsun ki başka türlü anlatılsa zaten bu hikâye bu kadar gerçek olmazdı. Çünkü Jaxie’nin hayatı da sert. Sevgisiz, şiddet dolu bir evde büyümüş, kendini hep yalnız hissetmiş bir çocuk. Kaçması da aslında sadece evden değil, her şeyden kaçmak gibi. Yolda sürekli hayatta kalmaya çalışıyor. Aç kalıyor, susuz kalıyor, korkuyor ama yine de vazgeçmiyor. Bu kısımlar çok gerçekti, insan okurken “tamam, bu çocuk gerçekten orada, o sıcakta, o ıssızlıkta” diye düşünüyor. Sonra yolu o çoban kulübesine düşüyor ve orada yaşlı bir rahiple karşılaşıyor. İşte hikâye oradan sonra başka bir boyuta geçiyor bence. O yaşlı adamla arasındaki ilişki çok yavaş ilerliyor, hemen bir bağ kurulmuyor. Zaten güzel olan da bu. Önce mesafe var, sonra küçük küçük yakınlaşmalar oluyor. Biri hayatın başında, diğeri sonuna yaklaşmış. İkisinin de geçmişinde yükler var, pişmanlıklar var, yaralar var. Ama bunu sana uzun uzun açıklamıyor, daha çok davranışlarıyla hissettiriyor.
Doğa anlatımları çok güçlü. Avustralya’nın o kuraklığı, yalnızlığı, sessizliği kitabın her yerine sinmiş gibi. Sanki sadece arka plan değil, hikâyenin bir parçası. Çocuğun içindeki boşlukla o ıssız doğa çok güzel örtüşüyor. Okurken bazen “bu kadar yalnızlık insanı çıldırtır” diye düşündüm.
Dil konusunda şunu söyleyebilirim: Zaman zaman rahatsız edici olabilir ama yapay değil. Karakterin ağzından çıkıyormuş gibi, filtresiz, süslenmeden yazılmış. Bu da hikâyeyi daha gerçek kılıyor. Bazı cümleler insanın içine oturuyor ama bunu bağırarak değil, sessizce yapıyor.
Bence bu kitap, sevgi görmeden büyüyen bir çocuğun, hayatta ilk defa gerçekten görülme ve anlaşılma ihtimaliyle karşılaşmasını anlatıyor. Büyük laflar etmiyor ama küçük anlarda çok şey söylüyor. Kolay bir kitap değil ama bitirdiğinde aklında kalan, içine yerleşen bir hikâye.
Ben okuduğuma pişman olmadım. Herkese göre olmayabilir ama sert, gerçek, insanın içine dokunan hikâyeleri seven biriysen kesinlikle bakmalısın.