Bu kitap kalbime ağırlık gibi oturdu. Sayfalar ilerledikçe bir insanın hayattan koparılmayı beklerken yaşadığı korkuyu, çaresizliği ve içten içe tutunduğu küçücük umut kırıntılarını derinden hissettim. En çok da, dışarıda hayat bütün sıradanlığıyla akmaya devam ederken onun zamanının daralması beni etkiledi. İnsanın özgürlüğünün ne kadar büyük bir nimet olduğunu yüzüme çarptı.
Okurken sadece bir mahkûmun hikâyesini değil, insan ruhunun en kırılgan hâlini gördüm. Düşünceleri, pişmanlıkları ve yaşama isteği o kadar gerçek ki bazı bölümlerde durup nefes almak istedim. Kısa bir kitap ama bıraktığı duygu çok uzun sürüyor. Vicdanı olan herkesin içinde bir sızı bırakacak bir eser.