Puan vermedi·432 syf.··
2026 42. kitabı
Bugün sizlere kıymetli bir kitapla geldim. Reşat Nuri Güntekin denince zaten diline duyduğum sevgiyle başlıyorum söze; “Akşam Güneşi” de bu sevgiyi daha da pekiştiren, okurken insana eski bir Yeşilçam filmi izliyormuş hissi veren, duygu yüklü ve çok akıcı bir roman oldu benim için. Yazarın sade ama derin anlatımı sayesinde karakterlerin hisleri okuyucuya gerçekten geçiyor; ne yaşadılarsa bir yerden kalbine dokunuyor. Bu hikâyede en çok Şükran’a yakın hissettim kendimi, onu anladım ve ona hak verdim. Buna karşılık enişte ile Jülide’nin aşkı bana hiç masum gelmedi; çünkü ihanet yalnızca fiziksel değildir, hatta bence en acısı kalpte olanıdır. Yine de karakterlerin verdiği nefis savaşı kıymetliydi. Reşat Nuri’nin karakterlerini yargılamadan ama tüm çıplaklığıyla önümüze koymasını da bu yüzden çok seviyorum. Benim için yazarın favori eseri ve karakteri hâlâ Çalıkuşu ve Feride olsa da, Akşam Güneşini okuduğum için gerçekten memnunum. Üstelik 1985 basımı bir kitaptan okumak, eski kelimelerin arasında kaybolmak, o dilin ruhunu daha derinden hissetmek ayrı bir keyifti. Bu kitap, Reşat Nuri Güntekin’in insan kalbini ne kadar iyi gözlemlediğini bir kez daha hatırlattı bana; şimdi sırada yazarın henüz okumadığım diğer eserleri var. İyilikle ve kitapla kalın.
Akşam GüneşiReşat Nuri Güntekin · İnkilâp Kitabevi · 20104,540 okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.