Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 01 Mart 2026 12:34 İlk defa bir okumayı tamamlamadan inceleme yazıyorum.
Felsefeye dair pek fazla ilgisi ve bilgisi olmayan bir insanım, okumalarım daha çok edebiyat üzerine oluyor, bu sebepten dolayı benim için zorlu bir okuma olduğunu söyleyebilirim. Sayın Yücel'in çevirisi de bilmeyenlere işi daha zorlaştırıyor sanki, uzun ve komplike cümleler ve felsefi terimlerle boğuşuyorsunuz bir noktada. Elbette "salağa anlatır gibi" anlatmasını beklemiyordum ama ne bileyim, belki de beni aştı. Bu kitabı "Bir daha okunacaklar" listeme aldım çünkü kitabın çoğunluğunu anlayamadan, tadamadan okuduğuma inanıyorum.
Camus, Sisifos efsanesini ele alıyor, efsaneden minik kanallar açarak da hayata dair bakış açısını bizlerle paylaşıyor. İlk sayfalarda maalesef şöyle anladım, "Hayatın bir anlamı yok, her şeyi boşver ve yaşa". E ama bu kadar basit olsa üzerine düşünülmez, kitaplar da yazılmazdı, nitekim Camus'u ilk defa okuyan çoğu kişi ben gibi düşünmüş bir noktada. Camus bize hayatın bir anlamı olmadığını açıklıyor, akabinde de insanların üç yolu tercih ettiğini söylüyor: Dine tutunanlar (felsefi intihar), fiziki intihara başvuranlar, nihilizme yönelenler. Camus'un ideal insan olarak bizlere betimlediği kişi mutlu değil ama canlıdır, daha çok "anı yaşar", "hayatın anlamı yok" diye kedere kapılmaz veya mutluluğa kapılmaz. Şimdilik anladığım bu, sürçülisan ediyorsam affola. Zamanı geldiğinde ve bir okuma daha yaptığımda bu incelemeyi güncelleyeceğim.
Ayrıca sayın Yücel keşke "absürd" kelimesini o halde bıraksaymış, zira yerine getirilen "uyumsuz" bende daha fazla kafa karışıklığı yaptı. Absürd daha uygun bir ibareymiş, öyle bırakılmasında bir sakınca yokmuş sanki. Neyse, bir sonraki baharlarda görüşürüz efendim.