·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Şubat 2026 23:30 Yaşadığı ânın her bir karesine ve her sâlisesine hikmetle bakan, başına gelen musibetlerden ve zorluklardan hikmet devşirip ikramları nasıl karşılayacağını bilemeyen bir kız çocuğunun hikayesini okuyup bitirdim az evvel.
dilara abla ile çocuk oldum, onunla ağladım ve yine onun neşesiyle hoşluk buldum yüreğimde.
yer yer, kendi hayatımla bütünleşen kısımlarında gözyaşı döktüm, başımı okşadım.
okurken dinlendiğimi, eski bir dostla muhabbet ettiğimi, onunla sofraya oturup bir bardak demli çay eşliğinde dertleştiğimi hissettirdi 'dünler bugünler'.
küçük şeylerin birleşince koskocaman şeyler olduğunu, bir insana yuva olmanın ne hoş bir şey olduğunu ,hesapsızca ve içten yüreklere dokunmanın önemini kavradım.
yedirmenin doyurmanın, renkli sofralar kurmanın, velhasıl vermenin, mütemadiyen adabına uyarak, gönül incitmeyerek vermenin Müslümanlığa ne çok yakıştığını öğrendim.
köprüler yıkılırken, acı acı yutkunurken de gülmenin mümkün olduğunu, Allah'ın her işinin hikmetli, adaletli ve merhametli olduğunu bir kez daha hatırlattı bana.
dünler ve bugünler içimin yücelerine dokundu.
güllere, söğüt ağacına,o bahçeye ve küçük dilaranın dağlar kadar olan yüreğine şahitlik eden pencereye misafir olmak çok anlamlıydı benim için.
defaatle okunacak, unuttukça okunarak hatırlanacak değil, unutmamak için masanın köşesinde yerini alacak büyük ihtimalle.
iyi ki yazmışsın dilara abla, iyi ki yeniden başlamışsın hayata.
ve bizde hikayene iyi ki tanık olmuşuz.