Puan vermedi·360 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Şubat 2026 15:50 Bugün Orhan Kemal’in ölümsüz eseri Murtaza’yı bitirdim ve içimde çok karmaşık hisler var. Murtaza, okurken hem çok kızacağınız hem de yer yer haline acıyacağınız, Türk edebiyatının en nevi şahsına münhasır karakterlerinden biri.
Murtaza için “görev” her şeydir. Öyle bir görev bilinci ki, karşısındakinin bir insan olduğunu, duyguları, yorgunlukları veya hataları olabileceğini tamamen unutuyor. Etrafındaki herkesten bir makine gibi kusursuz işlemesini bekliyor. Onun dünyasında esnekliğe, hoşgörüye kısaca hümanizme yer yok.
Onun o sarsılmaz disiplinine imrenmemek elde değil. Ancak bu disiplin, bir noktadan sonra bir körlüğe dönüşüyor. En acısı da bu gaddarlığı sadece dışarıya değil, kendi ailesine ve çocuklarına da göstermesi. Bir babanın, görev aşkı uğruna ailesine karşı bu kadar katılaşması insanı gerçekten sarsıyor.
Bu arada kitabın Türk sinemasında bir çok filmi de çekilmiş henüz izlemedim Müjdat Gezen “bekçi” filminde canlandırmış Murtaza’yı YouTube’da var izleyebilirsiniz.
Yazar o kadar tekrara düşüyor ki bitirince Murtaza’nın cümlelerini tekrar ederken bulursunuz kendinizi. Karakterin şiveli, disiplinli, kuralcılığını hissettirmek, o şahsına münhasır halini yansıtmak için elinden geleni yapmış ancak kitabın akıcılığını kesmiş. O kadar devrik cümle var ki kendinizi diksiyon çalışması yapıyor zannedebilirsiniz. Akıcı bir kitap okumak için eline alanları bunaltabilir.