HER DAİM İNSANDAN İNSANA
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 12:52
Uzun zaman sonra bir kitap hakkında inceleme yazmak için kitabı bitireyim ve incelememi bir an önce yazayım diye bekledim. Ve geldi, kitabı bitirdiğim için bir o kadar mutlu bir o kadar da hüzünlü hissediyorum. Bazı kitaplar bitmesin istersin. Karakterlerle bütünleşirsin, adeta kurgunun içinde bulursun kendini. Bu kitapta bende bu derin duyguları hissettirdi. Kitap o kadar hayatın içinden senden, benden, bizden izler taşıyor ki herkes kendinden bir tutam bulacaktır inancıyla çevirdim sayfaları. Kitap iki karakterin birbiri ile yollarının kesişmesi sonucu birbirlerinin hayat hikayelerinden tutam tutam benzerlik bulmaları sonucu hissettikleri samimi duyguları, paylaştıkları hayat hikayelerinden oluşuyor. İkisinin hikayesi de birbirinden derin. İki karakter ama birçok insana varış. Okurken onların hikayesine tanıklık ederken kendime döndüm. Yazarın dili çok samimi, sade ve anlaşılır. Dinlemesi huzursuz edecek bir konuyu sıcak diliyle ifade ederek birçok duyguyu bir anda hissettirmeyi başarıyla sağlamış. "Hiç kimseyle tesadüfen tanışmazsın der Jung. Ona göre tesadüf yoktur; rezonans vardır. Ruh, görünmez bir radyo vericisi gibi sürekli yayın yapar. Hangi frekansta titriyorsan, o frekansın yolcularını çekersin. Hayatına giren herkesin bir anlamı, amacı vardır; öylesine girmezler ve sana bir şeyler öğretirler. Onlar aslında kılık değiştiren öğreticilerdir. Bazıları, sabahın köründe kapını çalan bir kahve gibi gelir; seni uykundan eder ama gününü aydınlatır. Bazıları, hayatına bir çivi gibi saplanır, rahatsız eder ama nihayetinde ayakta durmayı öğretir. Bazıları, sessiz bir gölge gibi süzülür, fark etmezsin ama gecenin bir vakti farkındalığını patlatır. Bazıları ise bir patlayan balon gibi gelir; gürültüyle seni sarsar, ama gücünü uyandırmadan gitmez. Bazen yıllar sonra bir şey öğrenirsin; o ders, yıllar önce ruhuna ekilmiş bir tohumun çiçeğidir. Görünmez bir orkestranın parçası gibidir; senin titreşimine denk düşen notalar, kendi kendine hayat sahnesinde dans eder. Tesadüf yoktur; her karşılaşma, senin frekansınla evrenin sessiz bir komedisi, dramı ve melodisi arasında kurulmuş kusursuz bir rezonanstır." şeklinde ifade ediyor. Bu kitap bana Jung'un bu ifadelerini hatırlattı. İnsan insanın ruhuna hitap ediyor ve sebepleri var. Yazar bir ifadesinde "Sevdiklerimize sahip çıkalım." diyor. En saf, en güzel haliyle asla unutmamamız gereken ama unuttuğumuz bir gerçeği vurgulamış. Sadece fiziksel olarak değil, ruhsal bir sahipleniş vurgusu. Eğer sizde Jung gibi hayatta tesadüfi bir karşılama olmadığına inanıyorsanız, ruhunuza iyi gelecek bir kitap arıyorsanız. İnsana yine ancak bir insanın şifa olduğuna tanıklık etmek isterseniz. Bu kitabın sayfalarında kendinizi bulmanız dileğiyle. Kitapla kalın.
Duygu ve Düşünce
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
·
45 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.