·166 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Kasım 2024 21:37 Sunay Akın’ın İstanbul’da Bir Zürafa kitabını okurken kendimi hem şaşkın hem de hayranlık içinde hissettim. Başlık ilk başta bana masalsı ve eğlenceli bir hikâye çağrıştırdı; fakat okudukça bunun sadece bir hayal ürünü olmadığını, İstanbul’un kültürel ve tarihî dokusuna açılan farklı bir kapı olduğunu fark ettim.
Sunay Akın’ın anlatım tarzı beni en çok etkileyen unsur oldu. Tarihi olayları ve unutulmuş ayrıntıları, sanki bir hikâye anlatır gibi akıcı ve sıcak bir dille sunuyor. Okurken bilgi edindiğimi hissediyorum ama bu bilgi asla kuru ya da sıkıcı gelmiyor. Aksine, her sayfada “Bunu daha önce nasıl bilmiyordum?” diye düşündüm.
Zürafa imgesi bana göre sıradan olanı sorgulatan bir sembol gibiydi. İstanbul gibi köklü bir şehirde bile şaşıracak, keşfedecek ne çok şey olduğunu hissettim. Yazarın ironik ve yer yer duygusal üslubu, metni sadece öğretici değil, aynı zamanda etkileyici kılıyor.
Ancak bazı bölümlerde anlatılan tarihî detayların yoğunluğu nedeniyle biraz yavaşladığımı itiraf etmeliyim. Yine de bu yoğunluk kitabın değerini azaltmadı; aksine, beni daha dikkatli okumaya yöneltti.
Benim için İstanbul’da Bir Zürafa, İstanbul’a başka bir gözle bakmamı sağlayan; geçmiş ile bugün arasında bağ kurduran özel bir eser oldu. Okuduktan sonra şehrin sokaklarında yürürken bile daha dikkatli bakmaya başladığımı fark ettim.