Neden bu kitap?
Dün, Kant ile içimizdeki ahlak yasasının ve üzerimizdeki yıldızlı gökyüzünün muazzam dengesini konuşmuştuk. Birkaç gündür Jastrow'un dağında ve Pascal'ın sessiz uzayında; bilimin sınırları ile inancın başladığı o ince çizgide yürüyoruz. Bu gerilimli yürüyüşü, 20. yüzyılın en büyük dehasından daha iyi kim sentezleyebilirdi? Albert Einstein, Sonraki Yıllarım adlı deneme derlemesinde, modern dünyanın bizi zorladığı "bilim mi, inanç mı?" savaşını bu meşhur cümlesiyle bitirir.
Einstein'a göre evrenin o kusursuz denklemlerini çözme arzusu, sıradan bir merak değil; derin, kozmik ve huşu dolu bir duygudan beslenir. Bilim bize evrenin nasıl işlediğini gösteren "gözleri" sağlarken; felsefe ve inanç bize o yolda nasıl ve ne amaçla yürüyeceğimizi gösteren "ayakları" verir. Sadece denklemlere gömülmek bizi büyük resme karşı körleştirirken, sadece dogmalara sarılmak akıl yürütmemizi durdurup bizi topal bırakır. Metafizik ve fizik birbirinin düşmanı değil, hakikat arayışının tamamlayıcı iki yarısıdır.
Sizce modern çağ bizi "akıllı" olmak (bilim) ile "anlamlı" olmak (inanç/felsefe) arasında sahte bir seçime mi zorluyor?
yarın görüşelim
#kitap #alberteinstein #sonrakiyıllarım #outofmylateryears #felsefe #bilim #fizik #48gün