Şermin Yaşar’ın çocuk kitapları yazarı kimliğinin dışındaki kalemiyle yeni tanıştım. İyi ki de tanışmışım.
Kitap; sade, akıcı ama asla basitleştirmeyen bir dille, tam kararında bir tonla yazılmış.
Meltem… Annesi tarafından terk edilmiş, babasının yeniden evlenmesiyle ikinci kez terk edilme duygusunu yaşamış, babaannesi ve dedesini kaybedince iyice yalnızlaşmış bir kadın. Var olabilmek için eşine tutunmuş, ondan da boşanmış ve şimdi şansın dönmesini bekliyor.
Selime ise 70 yaşında. Dört çocuğundan beklediği ilgiyi ve sevgiyi göremeyince, sanki bir kaçak gibi bir dağ köyüne gidip herkesi geride bırakmış bir anne.
Bu iki kadının yolu kesişiyor. Hikâye ilerledikçe, sırayla anlatılan yaşamları üzerinden dönüşümlerine ve içsel çözümlemelerine tanık oluyoruz. Başta alakasız gibi görünen detayların ustalıkla birbirine bağlanışı ve geride bıraktığı o “tatlı” his beni çok etkiledi. Bir insana evinizdeki vitrinin deseninde gördüğünüz hayallere kadar anlatabilme rahatlığını yaşayıp, düştüğünüz yerden kalkmak zorunda olduğunuzun farkındalığını hissediyorsunuz. Acıyı bal eyleyerek de macerayı noktalıyorsunuz.
Okuma zorluğu yaşadığınız dönemlerde yeniden kitaplara dönebilmek için de çok güzel bir tercih olabilir.
Dilerim şansımız döndüğünde biz de, karakterler gibi farkına varıp kendi yolumuzu çiçeklendirebiliriz.
Keyifli okumalar.