Taptuk'un Yunus'u, Köroğlu'nun Ayvazı olup, kendinin Yunus Ayvaz diye bilinmesini isteyen bir adam dünyanın bütün çekişmelerinden kaçıp bir dergah misali Sarıldım Çiftliği'ne sığınır, sarılır.
Adeta bir komün olan bu çiftlikte her şey herkesindir. İnsanın en yakınları ağaçlar, kayalar ve hayvanlardır. Bütün hisler, doğadaki karşılığı gibidir. Yunus Ayvaz sevgi gösterirken bile hayvanların birbirine gösterdiği gibi göstermek ister.
Doğayı ön plana çıkaran bir ütopya gibi Sarıldım Çiftliği. Hikâyelerinden kaçan ama kaçarken hikâyelerini sırtında taşıyan, hayatın kazazedesi olan insanların en son noktada doğaya sığındığı ve doğada hesaplaştığı bir roman.