·184 syf.····Okunma: 16 Şubat 2026 17:10 Roman, Yaver’in bir takipçisi olduğunu düşünmesiyle başlıyor; bu kuruntuyla geçmişe yaptığı yolculuklar ve aldığı yeni kararlardan bahsediyor.
Kitabın hiç oyalanmadan direkt olaya girmesini çok sevdim. Daha ilk sayfadan merakı elde tutan bir yapısı vardı ve bu merak karakterin her yeni mekanında devam ettirecek şekilde kurgulanmıştı.
Çoğu yerde ince ama nokta atışı yapılan betimlemeler vardı. Okurken anında gözünüzün önünde sahne canlanıyordu, bu okurken kesinlikle keyif verdi. Buraya büyük bir ama eklemek istiyorum zira her şeyin ölçüsü olması gerektiğine inanırım ve bu betimlemelerin, özellikle de iç monologların yer yer ölçüsüzleştiğini düşünüyorum. Okurken insanı sıkan cinsten satırları vardı. Bu da okuma isteğimi kaçıran bir zıtlıktı.
Bir önce okuduğum sahneyle aşırı bağımsız, insanda bir kesinti hissiyatı oluşturan “Şu anda ben ne okuyorum?” dedirten birkaç sahne vardı. Ya da tamamlanmamış meseleler. Misal takipçinin akıbeti ya da Zeynep ve ailesinin nerede, nasıl olduğu gibi. Tüm kitap bu iki konu üzerinden işlenirken kitabın sonunda koca bir soru işareti görmek bir adım bile öteye gidememiş gibi hissetirdi. Bu açıdan da romanı eleştirdiğimi söyleyebilirim.
Aşırı betimlemeyi ve birkaç sahne sorununu göz ardı ettiğimizde okuması keyif veren romanlardan biri. İlginizi çekmişse şimdiden iyi okumalar dilerim.