·192 syf.····Okunma: 17 Şubat 2026 01:13 Bu kitap, onu okuyan her kadında aynı buruk duyguları yaşatacaktır. Yüzyıllardır süregelen iki cinsiyet arasındaki yaratılan uçurumu açıklayıcı bir dille anlatan yazar gerçekten çok etkileyici. Kadınların sürekli kontrol altında tutulması gereken “insan” olarak görülmeyen, ancak doğum makinesi olarak ve kendine ait bir odası bile olmadan yaşamını heba etmesini isteyen birçok erkeğin var olduğunu tekrar hatırlatıyor. Bunun korkunç yanı sadece birkaç sene değil, asırlardan beri devam eden bir nefret, aşağılık kompleksi olması. Kadınlar hiçbir zaman erkeğin kısıtlanmasını ve aşağılanan taraf olmasını istemediği hâlde, erkeklerin kadınlarla derdi ne gerçekten? İki cinsiyet de var olmaya devam etmek için birbirine muhtaç. Erkeği doğuran annesiyken bu denli çarpık zihniyette düşünmeleri insanlıktan çok uzakta bir yerlerde olduklarının göstergesidir. Kitap ise bu erkek egemen toplumların kadınların önünü, başarılarını nasıl kestiğini çok net ifade etmekte. Kadının kendine ait malı, mülkü ve özgürlüğü yok iken bile gizlice sanatını icra etmesini yazarlar üzerinden açıklaması çok dokunaklı. Bir kadın kendisine eşlik eden birisi olmadan dışarı çıkamıyordu, yobazlığın boyutuna bakın. Günümüzde ne kadar özgürlüklerimizi elimize almış olsak bile hâlâ o geçmişin izleri devam etmekte. Eğer kadınlar erkeklere bunu yapsalardı, o zaman da eşitlik yok diye savunurlar mıydı? Asla. Gerçekten artık erkeklerin kadınları sadece insan olarak görebileceği bir dünyada yaşamak istiyoruz. Bu gerçekleşene dek mücadele edeceğiz. Bir Virginia ölür, bini dirilir. Kitabı okuduğum için gerçekten çok mutluyum. Tekrar okuyacağım. Kadın, erkek fark etmeksizin herkesin okuması gereken bir şaheser.