·343 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Şubat 2026 12:08 Ne deriz? Doğru söyleyen dokuz köyden kovulur. Fakir Baykurt hoca buradan başlamış romanına. Buradan yol almış. Doğru bildiğini her köyde söyleyen öğretmenimiz. Onu sevenler olduğu kadar düşmanlar da ediniyor kendine tabi. Eee ne de olsa doğruyu söylüyor. Bu doğrular birilerinin tıkırında giden işlerine sıkıntı olursa onlar da bizim öğretmeni sürmesini biliyorlar. Yılmıyor öğretmenimiz eee yılmayı da yakıştırmıyor kendini. Başka köye gidiyor, demirci ustası oluyor. Orda da doğru söylüyor ordan da kovuluyor. En sonunda onuncu köyü buluyor. Sonunda onuncu köyün aklı selim halkıyla bir arada kucaklaşıyor. Bir köy öğretmeninin yobazlığa, yolsuzluğa, bağnazlığa, haksızlığa karşı devrimci direnişini, laik ve bilimsel eğitimden yana oluşunu doyasıya okudum. Burdur yöresinin de doğası, o doğal insanları, konuşmaları, şiveleri buram buram Anadolu diye bağırıyor romanda âdeta. Bir yandan aklıma gazeteci Bekir Coşkun da geldi. 'Onuncu Köy' de köşe yazısı yazardı o da. Onun onuncu köyü de o köşeydi. Baykurt hocamızı ve Bekir Coşkun'u da burada saygıyla anıyorum. Okuyalım, okutalım unutmayalım değerlerimizi. Boş çuval dik durmaz...