Külkedisi – Sylvain Johson
Bu kitaba başladığımda beni en çok çeken şey, bildiğimiz masalın güvenli ve umutlu tonundan uzaklaşma ihtimaliydi. Okuma ilerledikçe bunun bir kurtuluş hikâyesi değil; güç, şiddet ve kimlik üzerine sert bir yüzleşme olduğunu hissettim. Başlangıçta tanıdık gelen yapı, yerini giderek tedirgin edici bir meraka bıraktı.
Hikâyenin bende bıraktığı en güçlü duygu huzursuzluk oldu. Masallarda alıştığımız “iyilik sonunda kazanır” hissinin özellikle kırılması etkileyiciydi. Burada görünür olmak özgürleşmek anlamına gelmiyor; aksine bazı anlarda daha derin kırılmaların kapısını aralıyor. Kalbime en çok dokunan şey de bu karanlık yüzleşmenin yarattığı düşünce hâliydi.
Yine de karanlık tonun zaman zaman duygusal derinliğin önüne geçtiğini hissettim. Bazı geçişler daha güçlü kurulabilirmiş; bu da hikâyeyle kurduğum bağı yer yer zayıflattı.
Karakterlerin ve anlatının amacı netti: masalı tersyüz ederek geride rahatsız edici bir gerçeklik duygusu bırakmak. Bu duygu bana büyük ölçüde geçti ve kitabın akılda kalıcılığını da buradan aldığını düşünüyorum.
Genel olarak bu kitap bende, klasik masalların güvenli dünyasından çıkıp onların karanlık tarafında dolaşmışım hissi bıraktı.
Tek cümlelik hissim: Rahatsız edici ama düşündürücü bir yeniden yazım.
Puanım: 7/10