En sevdiğim ve bende anısı olan bir kitapla geldim, objektif bir yorum olmayabilir. Lisede, kitaplara küstüğüm bir dönemde büyükannem ve dedemin evine gittiğimiz bir günde evlerinin kütüphanesinde dikkatimi çeken tek kitap olmuştu, bir idam mahkumunun son günü . Onlarca kez okudum ve sonrasında kitaplarla bağım hiç kopmadı zaten. Fransa'da idam cezasının çok yaygın olduğu bir dönemde yaşayan ve bu cezadan nasibini almış ama suçunun ne olduğunu hiç öğrenemediğimiz birini okuyoruz. Özellikle kızına ithafen yazdığı kısımlar içinize dokunacak. Birici tekil şahıstan yazıldığı için sayfaları hızla çevirdiğinizi anlayamayacaksınız, kısa ama etkili bir hikaye. Aynı zamandada idam cezasına karşı başlatılan protestonun fitilini ateşliyor. İnsanların sokaklarda giyotinle öldürüldüğü ve halkın film izler gibi toplanıp izlediği bir dünya... Distopya gibi gelen ama gerçek bir hikaye, zihinsel bir otopsi. Bir İdam Mahkûmunun Son Günü