SPOİLEEERR!!!
Birbirinden farklı 3 hikâyeden oluşan bir polisiye kitabı. Gayet akıcı ilerledi, anlaşılır ve açıktı. Olaylar da aslında güzel işlenmişti. Verdiği toplumsal mesajlar , toplumun zayıf noktalarına değinmesi de yerindeydi. 3 hikâyeyi tek tek inceleyecek olursam birinci hikâyenin konusu daha ilginçti. Başrolün partnerlerinde "roman karakterleri araması" normalin dışında bir konuydu. Şüphelenilen isim listesi de gayet kabarıktı. Nitekim ilerledikçe katil şüphelendigim kişiydi ama yine de cinayetinin zemini bence biraz boş kalmıştı. İkinci hikâyeyi okurken gerçekten çok üzüldüm çünkü tam olarak hayatımızın içinden ve günlük hayatta haberlerin manşetlerinde hep yer alan bir konuya sahipti. Kan davası, zorla evlendirilmek istenen genç bir kız, kızın gizli ilişkisi, aldatma, kuvvetsiz aile bağları, fitne, serseri bir mahalle ortamı... Mekân ve olaylar da birbirleriyle çok uyumluydu. Katilin işlemiş olduğu cinayeti, başkasına yıkma çabası da ironikti ama tam da o anda patlak veriyordu aslında. Dolabın anahtarının sahiplerini düşününce ilk akla gelen şüpheli benim için o idi . Sonrasında bir bir gerçekler ortaya çıktı zaten. Maalesef tam bir Anadolu trajedisiydi. Üçüncü hikâyeye geldiğimizde sonunu böyle beklemiyordum ama çıkamadıkları işin içinden bir tesadüfle çıkılması güzeldi. Sadece açık uçlu sorularım çok vardı bu hikâyede. Bazılarını hâlâ anlamış değilim. Bir de bu hikâyede özellikle teşkilat içindeki sorunlara değinmesi, mesleğin kendi iç yüzünü de yansıtmaya çalışması, bir önceki hikâyede de ırkçılık konusuna değinmiş olması hoşuma gitti, cinayetlerden bağımsız kitabın vermiş olduğu mesajlardı.