Puan vermedi·320 syf.··
2026 4. kitabı
Körlük’ü okurken en baskın his rahatsızlık oldu. Hikâye ilerledikçe felaketin kendisinden çok, insanların buna ne kadar hızlı alıştığı ürkütüyor. Okur olarak korkudan ziyade utanç duyuyorsun; çünkü anlatılanlar yabancı gelmiyor. Bu kitap bana insanın ne kadar çabuk çözülüp ne kadar kolay kabalaşabildiğini hissettirdi. Körlük burada bir hastalık değil, bir bahane gibi duruyor. Bitirdiğimde geriye tek bir düşünce kaldı: Asıl korkutucu olan görmemek değil, bakmamayı seçmek. Konusu: Bir şehirde insanlar aniden kör olmaya başlar. Ama bu körlük karanlık değil, bembeyaz bir boşluktur. Salgın yayıldıkça devlet düzeni korumaya çalışır, insanlar karantinaya alınır ve medeniyetin ince kabuğu hızla çatlar. Roman ilerledikçe asıl yıkımın körlükten değil, denetimin kalkmasından doğduğunu görürüz. Güç, açlık ve korku ahlakın yerini alır. Saramago felaketi büyütmez; insanın zaten içinde olanı açığa çıkarır. Körlük, görmenin gözle değil, vicdanla ilgili olduğunu hatırlatan rahatsız edici bir yüzleşmedir. — José Saramago
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2024132bin okunma
·
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.