Puan vermedi·112 syf.··
2026 5. kitabı
Kitabı okuduğunda kafese kapatılmış gibi hissetmezsin; tam tersine, fazlasıyla açık bir alandasındır Yabancı’yı okurken. Ama o açıklık soğuktur. Okur olarak bir şey bekliyorsun: bir pişmanlık, bir açıklama, bir iç çatışma. Gelmiyor. Bu gelmeyiş insanı huzursuz ediyor. Kitap ilerledikçe Meursault’ya kızmaktan çok kendini sorgulamaya başlıyorsun. “Ben olsaydım neyi farklı hissederdim?” diye değil, “Ben de bazı şeyleri böyle hissetmiyor muyum?” diye. Yabancı, duygusuzluk anlatmaz; duyguların toplum tarafından nasıl zorunlu kılındığını hissettirir. Bittiğinde üzülmüş olmazsın. Rahatlamış da olmazsın. Sadece şunu fark edersin: Bazı insanlar duygusuz olduğu için değil, rol yapmayı reddettiği için cezalandırılır. İşte bu fark, kitap kapandıktan sonra uzun süre yakandan düşmez. Konusu: Meursault annesinin ölümüne kayıtsız kalır. Sonra bir cinayet işler. Ama yargılanırken suçtan çok, duyarsızlığı konuşulur. Camus hikâyeyi soğukkanlı bir dille anlatır; ne savunur ne suçlar. Roman ilerledikçe okur şunu fark eder: Toplum, bazı duyguları zorunlu kılar. Hissetmezsen, suçlusundur. Yabancı, insanın dünyayla arasındaki kopukluğu sade ama sarsıcı bir şekilde gösterir. — Albert Camus
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
·
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.